Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19503 E. 2023/3659 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19503
KARAR NO : 2023/3659
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/303 E., 2016/133 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Ünye Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 18.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Ünye Cumhuriyet Başsavcılığının 18.06.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası (a) bendi delaletiyle, 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/303 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 11.03.2016 tarihli temyiz dilekçesi ile cezanın ertelenmesini istediğini beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay tarihinde tarihinde saat 23.15 sıralarında alkollü olan … ve …ın Ünye ilçesi… mahallesi … sokak üzerinde …’e ait 55 HH 619 plaka sayılı aracın ön koltuğunda oturmakta… … ve …, sanık …’ın tanıdığı olan ve açık kimliği tespit edilemeyen bir şahsın aracın arka kapısını açıp araca oturarak “hapı siz mi getirdiniz” deyince …’in kendisine “ne hapı lan” diyerek bir kez tokat attığı, daha sonra bu şahsın (hakaret ve kasten yaralama olayı şikayete bağlı olup bu yönde bir müracaat yada şikayet bulunmamaktadır) yanlışlık olduğunu söyleyerek araçtan indiği, Deniz’in 155 polis imdat telefonunu arayarak durumu ihbar ettikten hemen sonra soruşturma dosyası ayrı yürütülen… … ve … ile dosyamız sanığı …’ın olay yerine gelerek Deniz ve Ersan’a “siz bizim arkadaşımızı nasıl döversiniz” diyerek serzenişte bulundukları bu nedenle tarafların karşılıklı tartıştıkları, kolluk

kuvvetlerinin olay yerine geldikleri ve olay yerinde yerde 3 adet uyuşturucu ihtiva eden hapın ele geçirildiği, bu kapsamda başlatılan soruşturmada sanık …’dan alınan kan ve idrar örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda … Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığının 22.04.2014 tarih ve 413 sayılı raporunda uyuşturucu madde bulunduğunun belirtildiği böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği delillerden ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 18.08.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Başkaca yönleri incelenmeyen Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/303 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.

B. E.