Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19528 E. 2023/3711 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19528
KARAR NO : 2023/3711
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/285 E., 2016/271 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2015 tarihli iddianamesi ile, “sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği ancak, sanığın kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.05.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/268 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararı ile ısrar koşulu sağlanmadığından bahisle davanın durmasına karar verilmesi üzerine, … Cumhuriyet Başsavcılığınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı için dosyanın Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği buna rağmen sanığın kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasını ihlal ettiği” gerekçesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2016/285 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle; suçlamaları kabul etmediğine, bir kez kullandığına ve kendisinin maddeyi teslim ettiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesini ve lehe hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık …’ın 26.06.2014 tarihinde kullanmak için eroin vasfında 0,5 gram uyuşturucu madde bulundurduğu, iddia makamının 18.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verdiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yapılan tebliğe rağmen denetim gereklerine uymadığı, … Cumhuriyet Başsavcılığının önce 04.05.2015 tarihli iddianame ile dava açtığı,
Mahkemenin 15.07.2015 tarihinde ısrar oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmanın durmasına karar verdiği, son olarak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün yeniden davetiye çıkardığı ve bu davetiyenin 11.11.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği halde başvuru yapılmadığı, sanığın cezadan kurtulmak maksadıyla denetim gereklerine uymak istediğini ileri sürdüğünden savunmasının kabul edilmediği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Sanık hakkında 26.06.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan … Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının gerektirdiği yükümlülüklere uymadığından bahisle sanık hakkında 04.05.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/268 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararı ile ısrar koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle “kovuşturmanın durmasına ve dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine” karar verildiği ve durma niteliğindeki bu kararın itiraz edilmeksizin 04.09.2015 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu 26.06.2014 tarihli suç yönünden düzenlenen 10.12.2015 tarihli iddianame içeriğinde ise, … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/268 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararına atıfta bulunularak, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak açılan davada verilen erteleme kararının infazının devamı kararı nedeniyle denetimli serbestlik tedbirinin devamı için dosyasının Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği ancak “sanığın kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının bildirildiği ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasını ihlal ettiği” gerekçesi ile kamu davası açıldığı, daha önce durma kararı verilen … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/268 Esas sayılı dosyasına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeksizin, incelemeye konu … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/285 Esas sayılı dosyası üzerinden yeniden dava açılarak yargılama sonucunda suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşılmakla,

… 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/268 Esas, 2015/401 Karar sayılı
“durma kararının” davayı sonlandıran nihai bir hüküm olmadığı ve yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesi gerektiği, … Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2015 tarihli iddianamesi ile mükerrer kamu davası açıldığı, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer dava açılmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve 2016/285 Esas, 2016/271 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.