Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19556 E. 2023/4103 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19556
KARAR NO : 2023/4103
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.05.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul (Kapatılan) 36. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2013/423 Esas, 2013/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 19.07.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2016/194 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan bahisle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; dosyaya yansıyan olayın başlangıç ve sonrası ile ilgili tutanaklarda isimleri geçen şahısların ifadeleri alınmadan ve ikrarın, hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı yönlerinin irdelenmeden, uyuşturucu maddenin bulunmasının ne şekilde olduğu, tutanak metnindeki anlatımların neyi yansıttığı, tutanağı düzenleyenlere sorularak araştırılmadan beraat hükmü kurulmasının isabetsiz olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Her ne kadar sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; adli arama kararı alınmasını gerektiren olayda arama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş olacağından, ikrar bulunsa bile hükme esas alınamayacağı, hukuka aykırı olan bu arama sonucunda elde edilen delillerin hükme esas alınması mümkün bulunmadığından, tutanak tanıkların beyanlarının alınmasının ve kolluk

ifadesi ile olay tutanağındaki imzaların sanığa ait olup olmadığının belirlenmesinin de sonuca etkili olmayacağı, somut olayda da alınmış bir adli arama kararı bulunmadığı, bu durumun yargılama yapılmasını gerektirmeyen derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerden olduğu, bu sebeple sanığa atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
10.04.2013 tarihli olay tutanağına göre; şüphe üzerine durdurulan sanığın kaba üst aramasında eşofmanının sağ cebinde hafif kabarıklık görülmesi üzerine sanıktan çıkarmasının istenildiği ve suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ancak, dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte “önleme araması kararı” veya 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış “adli arama kararı” ya da “yazılı arama emri” bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve 2016/194 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.