YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19601
KARAR NO : 2023/3410
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 20. Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/567 Esas, 2014/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca takdir edilen 10 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 31.10.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içinde 29.06.2015 tarihinde işlediği “kasten yaralama” suçundan … 15. Ceza Mahkemesince verilen 30.12.2015 tarihli ve 2015/617 Esas, 2015/920 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 30.12.2015 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın temyiz isteği özetle; kararın temyiz edilmesine ilişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; önceki hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına karar verilip neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde, açıklanan hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmayarak, sanık hakkında fazla ceza tayini suretiyle, önceki hükümden farklı bir hüküm kurularak 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına aykırı olacak şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanık savunması, … Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurduğu anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine ve bu cezanın da 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün 31.10.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kasten basit yaralama suçunun kesinleşmesi ve mahkemeye ihbar olunması üzerine sanığın durumu yeniden değerlendirilerek, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
… 20. Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve 2014/567 Esas, 2014/349 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” dair karar olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği için bu durumda, uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun’un dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği “kasten yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklanmasında hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2016 tarihli ve 2016/96 Esas, 2016/211 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.