YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19607
KARAR NO : 2023/3690
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/521 E., 2016/72 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.07.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.12.2010 tarihli ve 2010/6150 Esas, 2010/2990 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Sanığın temyiz etmesi üzerine Dairemizin 12.06.2012 tarihli ve 2012/10347 Esas, 2012/11264 Karar sayılı ilamı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin itiraza tabi olduğu, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
4. İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2012 tarihli, 2012/288 Değişik İş sayılı kararı ile usul ve yasaya aykırılık tespit edilmediğinden itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın 05.10.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
5. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine dosyanın kapatıldığı, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2014/563 Esas, 2015/527 Karar sayılı kararı ile sanığın denetim planına kasten uymadığına dair delil bulunmadığından sanık hakkında verilen kararın aynen infazına karar verilmiştir. Kararın 08.07.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
6. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; arama ve el koyma kararının bulunduğunu, sanığın uyuşturucu madde kullandığını kabul ettiği halde mahkûmiyeti yerine beraat kararı verilmesinin usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın iddianame uyarınca savunmasının alındığı, 28.12.2010 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar duran süreler eklendikten sonra 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/521 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.