YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19662
KARAR NO : 2023/4834
KARAR TARİHİ : 29.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/33 E., 2015/347 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.02.2012 tarihli ve 2012/11354 Esas, 2011/158477 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.02.2013 tarih 2012/415 Esas 2013/218 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş ve itiraz edilmeden 15.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın tedavi ve denetim tedbiri gereklerine uymadığı sebebi ile İstanbul 74. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2014 tarihli ve 2014/426 Esas, 2014/639 Karar sayılı kararı ile eylemin 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu sebebi ile görevsizlik kararı verilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
D. İstanbul 74. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli ve 2014/426 Esas, 2014/639 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya görevli İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
E. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/33 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Emniyet görevlilerinin sanığın hareketlerinden şüphelenerek sanığın bulunduğu aracı durdurduğu, aracın sağ ön koltuğunda oturmakta olan sanığın aracın sağ ön kapısından dışarıya siyah poşet içerisinde bir şeyler attığının görülmesi üzerine sanığın atmış olduğu poşetin kontrol edildiği, poşet içerisinde beyaz kağıda sarılı vaziyette 230 adet ve sarı renkli 85 adet hap bulunduğunun tespit edildiği anlaşıldığından; her ne kadar sanık poşetin kendisi tarafından atılmadığını beyan etse de duruşmada dinlenen tutanak tanıklarının beyanları ile de sanık tarafından atıldığının sabit olduğu anlaşıldığından sanığın eylemi sabit kabul edilerek sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve 7242 sayılı Yasa ile yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/33 Esas, 2015/347 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.
#