Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19663 E. 2023/3912 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19663
KARAR NO : 2023/3912
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/99 E., 2014/231 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1- Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığınca 27.12.2012 tarihli ve 2012/1413 Soruşturma, 2012/173 Birleştirme sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının uyuşturucu madde ticareti suçuna yönelik yürütülen 2012/5274 nolu soruşturma dosyasının incelenmesinde; her iki dosyadaki olayın birbirinin devamı ve taraflarının da aynı olduğu, soruşturma dosyalarından birisi hakkında verilecek kararın diğer soruşturma dosyasını etkileyeceği ve bu nedenle soruşturma dosyaların toplanan kanıtların birlikte değerlendirilmesinin gerektiğinden, her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/5274 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
2- Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3- Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2013 tarihli ve 2013/173 Esas, 2013/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 13.12.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

4- Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli 2014/99 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararı ile sanığın denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; suç vasfında ve sübutta hata sebebiyle kararın bozulmasına, davanın açılış tarihinde asker olduğunu bu adreste ifade alınması gerekirken babasına tebliğat yapılarak savunma hakkının kısıtlandığını kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
Mahkûmiyet kararı verildiği 24.10.2014 tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1- Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2- 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.10.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 13.12.2013 tarihinden, denetimli serbestlik tedbirine uymaması üzerine yeniden tensip düzenlendiği 21.04.2014 tarihline kadar 4 ay 8 günlük sürede durma ve zamanaşımının yeniden işlemeye başlama tarihleri itibarıyla duran süreler dikkate alındığında da, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2014 tarihli 2014/99 Esas, 2014/231 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.