Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/19772 E. 2023/3701 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19772
KARAR NO : 2023/3701
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/504 E., 2015/751 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Elazığ Çocuk Mahkemesinin, 22.04.2010 tarihli ve 2010/118 Esas, 2010/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 03.08.2012 tarihinde itirazın reddi üzerine kesinleşmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Elazığ Çocuk Mahkemesinin, 04.12.2012 tarihli ve 2012/523 Esas, 2012/514 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan karar tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hükmedilen 4.000,00 TL adli para cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkraları uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın üç yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 26.12.2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.

4. Sanığın denetim süresi içinde 04.08.2014 tarihinde işlediği kasten yaralama suçundan Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 12.05.2015 tarihli ve 2015/606 Esas, 2015/546 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 02.06.2015 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Elazığ Çocuk Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/504 Esas, 2015/751 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık kararı temyiz ettiğini belirtmiştir.

III. GEREKÇE

1. UYAP sistemi üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre 18.09.1992 doğumlu olan ve suç tarihinde
15-18 yaş aralığında bulunan sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası ile 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, 5 yıl 4 ay olağan zamanaşımı süresinin ve 7 yıl 12 ay olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. Karar tarihi olan 10.12.2015 tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin ve suç tarihinden itibaren temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 03.08.2012 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 09.10.2012 tarihleri arasındaki süre ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.12.2012 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 04.08.2014 tarihi arasında duran süre eklendiğinde de, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elazığ Çocuk Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/504 Esas, 2015/751 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.