Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/20230 E. 2023/8092 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20230
KARAR NO : 2023/8092
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/634 E., 2016/92 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun’la değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/634 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; denetimli serbestlik tedbirinden haberi olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın annesi tarafından Kaymakamlık makamına yapılan başvuru ile oğlunun uyuşturucu kullanıcısı olduğu ve kurtulmasını istemesi nedeniyle yapılan tahkikatta, sanığın da olayı doğruladığı ve konuyla ilgili olarak sanığın alınan beyanında uzun süredir kullandığını beyan ettiği, sanık hakkında dava açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, ancak şüphelinin denetimini ihlal ettiği, ayrıca Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2015/32050 soruşturma sayılı dosyada da şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan soruşturma yürütüldüğü ve yetkisizlik kararına bağlanarak Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin, iddia, olay tutanakları, dava açılmasının ertelenmesi kararı, Tarsus Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün dosya kapatma üst yazısı ve ekleri, sanığın ikrar içerikli savunması, ekspertiz raporu, birleştirme kararı ile anlaşıldığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın annesinin 30.06.2014 tarihinde Kaymakamlığa hitaben verdiği dilekçede, uyuşturucu madde kullanan oğlu …’ın tedavi ettirilmesini talep ettiği, bu kapsamda 08.07.2014 tarihinde Jandarma Komutanlığında ifadesine başvurulan sanığın uyuşturucu madde kullandığını beyan ettiği, 5271 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi kapsamında sanıktan 17.02.2015 tarihinde alınan idrar numunesinde THC tespit edildiği, ancak iddianame içeriğinde 17.02.2015 tarihli eyleme ilişkin anlatım bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebileceği öngörüldüğünden, 17.02.2015 tarihli eylem ve 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında denetim tedbirinin ihlali olarak kabul edilen 01.08.2015 tarihli eylem yönünden zamanaşımı süresince dava açılması mümkün görülmüştür.
08.07.2014 tarihinde üzerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, olayı müteakip uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, daha önce kullandığını söylediği uyuşturucu maddelerin ele geçmemesi nedeniyle niteliklerinin belirlenmesi mümkün olmadığından, soyut beyan dışında atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Tarsus 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/634 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.