YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20231
KARAR NO : 2023/4014
KARAR TARİHİ : 04.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/517 E., 2016/154 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2020/20094 Esas ve 2020/19756 Esas sayılı dosyaları ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin
birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 11.03.2011 tarihli ve 2011/4290 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Beyoğlu 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 23.05.2011 tarihli ve 2011/1560 Esas, 2011/847 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 13. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.05.2013 tarihli ve 2012/1048 Esas, 2013/796 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün açıklanması 5271 sayılı Kanun 231 inci maddesi gereğince geri bırakılmış, 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve karar 05.07.2013 tarihinde kesinleştirilmiştir.
D. Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin 5 yıllık denetim süresi içinde 25.02.2014 tarihinde işlediği hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu nedeniyle sanık hakkında … 72. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 28.05.2015 tarihli ve 2014/812 Esas, 2015/414 Karar sayılı ilamıyla mahkûmiyet kararı verilerek hükmün açıklanması yönünden değerlendirilme yapılmak üzere ihbarda bulunulması üzerine ihbar üzerine İstanbul (Kapatılan) 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/517 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararın temyizen bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel mahkemece, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
Birlikte incelenen Dairemizin 2020/20094 Esas sayılı dosyasına konu 02.07.2010 tarihli eylemine ilişkin olarak sanık hakkında; “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu nedeniyle 27.04.2011 tarihinde düzenlenen iddianame ile açılan kamu davasında, İstanbul (Kapatılan) 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/514 Esas, 2016/155 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedildiği ve Dairemizin 04.05.2023 tarihli kararı ile hükmün bozulduğu anlaşılmakla,
Aralarındaki bağlantı nedeniyle incelemeye konu suça ilişkin dava dosyasının, 02.07.2010 tarihli eyleme ilişkin dava dosyası ile birleştirilmesi, sonucuna göre deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç veya ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Kapatılan) 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/517 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönlerden incelenmeksizin hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2023 tarihinde karar verildi.