Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/20687 E. 2023/5156 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20687
KARAR NO : 2023/5156
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/689 E., 2016/200 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sanık hakkında Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiştir. Karar 02.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
B. Sanığın 03.04.2015 tarihli şikayeti üzerine 25.06.2015 tarihinde numune alınarak yapılan kan ve idrar tahlilinde uyuşturucu kullandığının tespit edildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali kabul edilerek Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 31.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
C. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.02.2016 tarih, 2015/689 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; suçlamayı kabul ettiğine, pişman olduğuna ve temyiz etmek istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
07.04.2014 tarihinde…’in 155 ihbar hattını arayarak kızı …’e uyuşturucu madde temin edildiğini ihbar etmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, ifadelerde ismi geçen sanıktan alınan kan üzerinde … Adli Tıp Grup Başkanlığı Toksikoloji Şubesince tanzim edilen 25.02.2015 tarihli raporda kanda esrar (THC) grubundan THC-COOH maddesi bulunduğunun belirtildiği, sanık hakkında 09.03.2015 tarihinde atılı suçtan dava açılmasının ertelenmesi ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, bu kararın 17.03.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15.06.2015 tarihli yazısında bahse konu kararın 28.04.2015 tarihinde yükümlüye tebliğ edildiği, ancak yükümlü 10 günlük yasal süre içerisinde müdürlüğü başvurmadığı, haklı, geçerli ve belgelendirilebilir herhangi bir mazeret de bildirmediği tespit edildiğinden, karar 25.05.2015 tarihinde iade edilmiştir. Sanık hakkındaki başka bir soruşturma nedeni ile 25.06.2015 tarihinde numune alındığı ve yapılan kan ve idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile ihlal olduğu belirtilerek birleştirme kararı verilerek açılan kamu davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Suç tarihi olan 30.04.2014 tarihi itibariyle yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin ceza miktarının “bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası” olduğu, daha sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suç tarihi itibarıyla sanığın lehine olan kanun maddesinin uygulanması suretiyle ceza miktarının suç tarihinde yürürlükte olan ve sanık lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve ceza miktarı itibarıyla sanık aleyhine olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temel cezanın 2 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yapılan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinde yapılan değişiklikle ceza miktarının artırılarak “iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası” olarak düzenlendiği, 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” olduğu gözetildiğinde temyiz konusu dosyada suç tarihinin kan tahlili numune alma tarihi olan 09.02.2015 olduğu görülmekle basit yargılama usulü uygulanmasına ilişkin tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
İddianame ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin kan tahlili numune alma tarihi olan “09.02.2015” yerine “07.04.2014” olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.02.2016 tarihli, 2015/689 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2023 tarihinde karar verildi.