Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/20949 E. 2023/1993 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20949
KARAR NO : 2023/1993
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2018 tarihli ve 2018/4 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2018 tarihli ve 2018/13 Esas, 2018/19 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

C. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2018 tarihli ve 2018/24 Esas, 2018/35 Karar sayılı kararı ile Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/305 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/305 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
D. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2018 tarihli ve 2017/305 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, olumsuz birleştirme uyuşmazlığı çıktığından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
E. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2018/8321 Esas, 2018/674 Karar sayılı kararı ile her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
F. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2017/259 Esas, 2018/57 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
G. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2018 tarihli ve 2017/234 Esas, 2018/85 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
H. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2018/258 Esas, 2018/199 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
I. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.08.2018 tarihli ve 2018/385 Esas, 2018/342 Karar sayılı kararı ile İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
J. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2019 tarihli ve 2017/478 Esas, 2019/65 Karar sayılı kararı ile; sanık …’in 27.04.2017 ve 13.07.2017 tarihli eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti
yapma suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’nin 30.03.2017 ve 31.03.2017 tarihli eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 10.06.2017 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl 15 ay hapis ve 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 9 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar …, … ve … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanıklar … ve …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci
fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve haklarında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 15 ay hapis ve 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; sanık …’un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
K. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.09.2020 tarihli ve 2019/1912 Esas, 2020/2255 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, Hasan, …, …, …, …, …, … ve … yönünden re’sen de istinafa tabi olan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
L. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlere yönelik temyiz istemlerinin esastan reddine yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın hukuka aykırı olduğuna
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
5. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
6. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
7. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
8. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın, diğer sanıkların eylemlerine iştirak etmediğine
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Plaka Takip Sistemi kayıtlarının dosya içerisine alınmaması suretiyle eksik araştırma yapıldığına,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka

aykırı olduğuna,
6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
7. 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
D. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Birleştirme kararlarının usul hükümlerine aykırı olması,
3. Soruşturma işlemlerinin hukuka aykırı şekilde yapıldığına ilişkindir.
E. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
F. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
3. Son sözün sanığa verilmediğine,
4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir.
G. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
H. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir.

I. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
J. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
Suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
K. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın, diğer sanıkların eylemlerine iştirak etmediğine
3. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
L. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
M. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

N. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir.
O. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
4. Sanığın cezai ehliyeti yönünden rapor aldırılmaması suretiyle eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
P. Sanık … müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin karar sonucu elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğuna,
5. Hükmün gerekçesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
R. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
S. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

T. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
3. Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
U. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
Ü. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Mahkûmiyete ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
V. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir.
Y. Sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir.
Z. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık … hakkında;
Sanığın, 27.04.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer sanık …’un kullandığı araca zulalanmış olarak taşınan esrarın, Diyarbakır’dan İzmir’e getirilmesine, taşınacak aracın teminine ilişkin diğer sanıklar … ve … ile birlikte hareket ettiği, diğer sanık … ile uyuşturucunun parasına ilişkin birlikte hareket ettiği, diğer sanıklarla bu hususlara ilişkin çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı ve bu suretle uyuşturucu maddenin nakli için diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının şartları oluşacak şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, 13.07.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer sanık …’un kullandığı araç ile taşınan uyuşturucu maddenin nakledilmesinde, sanıkların beyanları, sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri ve fiziki takip tutanaklarından anlaşıldığı üzere diğer sanıklar …, …., … ve … ile uyuşturucu maddenin nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının şartları oluşacak şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, sanığın her iki eyleminin arasında geçen süre göz önüne alındığında sanığın suç işleme kastının yenilendiği ve zincirleme suça ilişkin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin şartların oluşmaması nedeniyle her iki eylem için ayrı ayrı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ve sanığın geçmişteki hali, suçun işlenmesindeki özellikler, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerine olası etkileri dikkate alınarak takdiri indirim koşulları oluşmadığından takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında;
Sanığın, 30.03.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık Ş.’de ele geçirilen uyuşturucu maddenin satılması ve 31.03.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık M.’de ele geçirilen uyuşturucu maddenin satılması aşamasında bizzat suç yerinde bulunduğu, satışları organize ettiği, eylemleri diger sanıklar … ve Hasan ile birlikte gerçekleştirdiği, usulüne uygun olarak elde edilmiş ve inkar edilmeyen iletişimin tespiti kayıtları, uyuşturcu madde ile yakalanan Ş. ve M.’in ifadeleri, fiziki takip tutanakları, tutanak mümzi tanıkların

beyanları ve sanığın savunmalarında, şüpheye yer bırakmayacak şekilde dosyada tüm delillerle uyumlu beyan ve kabulü ile diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği, suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki, ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınır aşılarak ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanığın, 10.06.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, diğer sanık …’un kullandığı araç içerisinde ele geçen uyuşturucu maddenin temini konusunda diğer sanıklar …, …, … ve … ile birlikte hareket ederek, diğer sanık…’den suça konu uyuşturucuyu temin ettikleri ve öncü-artçı olacak şekilde naklettikleri anlaşıldığından sanık hakkında diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle, suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki, ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınır aşılarak ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanığın 30.03.2017 ve 31.03.2017 tarihli eylemlerini bir şuç işleme kararı kapsamında işlediği ancak 10.06.2017 tarihli eylemi yönünden suç işleme kastının yenilendiği ve zincirleme suça ilişkin hükümlerinin uygulanmasına ilişkin şartların oluşmaması nedeniyle bir zincirleme suç ve bir tek suç olmak suretiyle ayrı ayrı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında;
Sanık …’ın diğer sanık …’a ait uyuşturucu maddeyi diğer sanık … ile birlikte, İstanbul ilinden İzmir iline getirmek için birlikte hareket ettikleri, sanıkların araç kiralayarak, diğer sanıklar … ve …’i de yanlarına alarak İstanbul iline gittikleri ve üç araç olarak birbirlerini takip ederek dönerken sanık …’ın kullandığı araçta suç konusu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkların beyanları, iletişim tespit tutanakları, baz istasyonu sorguları, fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde diğer sanıklar ile birlikte uyuşturucunun nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı, saiki, ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınır aşılarak, sanıklar arası iştirak iradesi göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası ve sanığın dosyaya yansıyan delillere göre soruşturma aşamasında suçun

meydana çıkmasında ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına yardım ettiği sabit olmakla hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, geçmiş sabıkası, suçun işleniş şekli, almış olduğu cezanın caydırıcı etki göstermesi ve cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri göz önüne alınarak, sanık lehine takdiri indirim sebebi oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
4. Sanık … hakkında;
Sanığın, 30.03.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık Ş.’de ele geçirilen uyuşturucu maddenin satılması ve 31.03.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık M.’de ele geçirilen uyuşturucu maddenin satılması aşamasında bizzat suç yerinde bulunduğu, eylemleri diger sanıklar … ve Hasan ile birlikte gerçekleştirdiği, usulüne uygun olarak elde edilmiş ve inkar edilmeyen iletişimin tespiti kayıtları, uyuşturucu madde ile yakalanan Ş. ve M.’in ifadeleri, fiziki takip tutanakları, tutanak mümzi tanıkların beyanları karşısında diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği, suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki, ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınır aşılarak, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
5. Sanık … hakkında;
Sanık …’in, 13.07.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer sanık …’e ait olan ve diğer sanık …’un kullandığı araç ile taşınan uyuşturucu maddenin nakledilmesinde, sanıkların beyanları, sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri ve fiziki takip tutanaklarından anlaşıldığı üzere diğer sanıklar …, …, … ve … ile uyuşturucu maddenin nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
6. Sanık … hakkında;
Sanık …’in, kendisine ait olan ve diğer sanık …’un kullandığı araç ile taşınan uyuşturucu

maddenin nakledilmesinde, sanıkların beyanları, sanıklar arasındaki başka suretle delil elde etme imkanı bulunmaması nedeniyle usulüne uygun olarak alınan karar doğrultusunda tespit edilen telefon görüşmeleri ve fiziki takip tutanaklarından anlaşıldığı üzere diğer sanıklar …, …, …, … ve … ile uyuşturucu maddenin nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
7. Sanık … hakkında;
Sanığın, 27.04.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer sanık …’un kullandığı araca zulalanmış olarak taşınan esrarın, Diyarbakır’dan İzmir’e getirilmesine, taşınacak aracın teminine ilişkin diğer sanıklar … ve … ile birlikte hareket ettiği, diğer sanık … ile uyuşturucunun parasına ilişkin birlikte hareket ettiği, diğer sanıklarla bu hususlara ilişkin çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı ve bu suretle uyuşturucu maddenin nakli için diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
8. Sanık … hakkında;
Sanığın, 10.06.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, kullandığı araç içerisinde ele geçen uyuşturucu maddenin temini konusunda diğer sanıklar …, …, … ve … ile birlikte hareket ederek, diğer sanık…’den suça konu uyuşturucuyu temin ettikleri ve öncü-artçı olacak şekilde naklettikleri anlaşıldığından sanık hakkında diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle, suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı ve saiki, ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınır aşılarak ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
9. Sanık … hakkında;
Sanığın, 27.04.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak kendisine ait olan ve diğer sanık …’un kullandığı araca zulalanmış olarak taşınan esrarın, Diyarbakır’dan İzmir’e getirilmesine ilişkin diğer sanıklar …, … ve … ile birlikte hareket ettiği, diğer sanıklarla bu

hususlara ilişkin çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı ve bu suretle uyuşturucu maddenin nakli için diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
10. Sanık … hakkında;
Sanığın, 10.06.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, diğer sanık …’un kullandığı araç içerisinde ele geçen uyuşturucu maddenin temini konusunda diğer sanıklar …, …, … ve … ile birlikte hareket ederek, diğer sanık…’den suça konu uyuşturucuyu temin ettikleri ve öncü-artçı olacak şekilde naklettikleri, her ne kadar sanık söz konusu olayda muhbir olarak çalıştığını beyan etmişse de polis memuru tanık H.’ın beyanlarında sanığın söz konusu olaya karışamamaları konusunda uyarıda bulunduklarını ve bu dosya da muhbir olarak kullanılmadığını belirttiği anlaşıldığından sanık hakkında diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
11. Sanık … hakkında;
Sanık …’ın diğer sanık …’a ait uyuşturucu maddeyi diğer sanık … ile birlikte, İstanbul ilinden İzmir iline getirmek için birlikte hareket ettikleri, sanıkların araç kiralayarak, diğer sanıklar … ve …’i de yanlarına alarak İstanbul iline gittikleri ve üç araç olarak birbirlerini takip ederek dönerken sanık …’ın kullandığı araçta suç konusu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkların beyanları, iletişim tespit tutanakları, baz istasyonu sorguları, fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde diğer sanıklar ile birlikte uyuşturucunun nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile suçun işleniş biçimi, kullanılan araç, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın kast durumu, sanığın amacı, saiki, ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak takdiren alt sınır aşılarak, sanıklar arası iştirak iradesi göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
12. Sanık … hakkında;
Sanığın, 30.03.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık Ş.de ele geçirilen uyuşturucu maddenin satılması ve 31.03.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yürütülen tanık M.’de ele geçirilen uyuşturucu maddenin satılması aşamasında

bizzat suç yerinde bulunduğu, eylemleri diğer sanıklar … ve … ile birlikte gerçekleştirdiği, usulüne uygun olarak elde edilmiş ve inkar edilmeyen iletişimin tespiti kayıtları, uyuşturucu madde ile yakalanan Ş. ve M.’in ifadeleri, fiziki takip tutanakları, tutanak mümzi tanıkların beyanları ve diğer sanık …’nin beyanı ile diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediği, 01.04.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer uyuşturucu maddelerin ele geçtiği deponun kiralanması aşamasında diğer sanık … ile birlikte hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği; 26.04.2017 tarihli eylemle ilgili olarak suça konu uyuşturucu maddeyi diğer sanık … ile birlikte, İstanbul ilinden İzmir iline getirmek için birlikte hareket ettikleri, diğer sanıklar … ve Mehmet’in araç kiralayarak, diğer sanıklar …, … ve …’i de yanlarına alarak İstanbul iline sanığın yanına geldikleri ve üç araç olarak birbirlerini takip ederek sanık …’ı Bursa’da bıraktıktan sonra İzmir’e dönerken sanık …’ın kullandığı araçta suç konusu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkların beyanları, iletişim tespit tutanakları, baz istasyonu sorguları, fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde diğer sanıklar ile birlikte uyuşturucunun nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile sanıklar arası iştirak iradesi göz önüne alınarak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle mahkûmiyetine, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, geçmiş sabıkası, suçun işleniş şekli, almış olduğu cezanın caydırıcı etki göstermesi ve cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri göz önüne alınarak, sanık lehine takdiri indirim sebebi oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
13. Sanık … hakkında;
Sanığın, 10.06.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, diğer sanık …’un kullandığı araç içerisinde ele geçen uyuşturucu maddenin temini konusunda diğer sanıklar …, …, … ve …’ın birlikte hareket ederek, sanık…’den suça konu uyuşturucuyu temin ettikleri ve öncü-artçı olacak şekilde naklettikleri anlaşıldığından sanık hakkında diğer uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
14. Sanık … hakkında;
Sanığın, 27.04.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer sanık …’un kullandığı araca zulalanmış olarak taşınan esrarın, Diyarbakır’dan İzmir’e getirilmesine, taşınacak aracın teminine ilişkin diğer sanıklar …, … ve … ile birlikte hareket ettiği, diğer sanıklarla bu hususlara ilişkin çok sayıda telefon görüşmesi yaptığı ve bu suretle uyuşturucu maddenin nakli için diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

15. Sanık … hakkında;
Sanık …’un diğer sanık …’a ait uyuşturucu maddeyi, diğer sanık … ile birlikte, İstanbul ilinden İzmir iline getirmek için birlikte hareket ettikleri, sanıkların araç kiralayarak, diğer sanıklar … ve …’i de yanlarına alarak İstanbul iline gittikleri ve üç araç olarak birbirlerini takip ederek dönerken sanık …’ın kullandığı araçta suç konusu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkların beyanları, iletişim tespit tutanakları, baz istasyonu sorguları, fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde diğer sanıklar ile birlikte uyuşturucunun nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
16. Sanık … hakkında;
Sanığın, 27.04.2017 tarihinde kullandığı araca zulalanmış olarak taşınan esrarın ele geçirildiği olayda, suça konu esrarın Diyarbakır’dan İzmir’e getirilmesine, taşınacak aracın teminine ilişkin diğer sanıklar …., …, …. ve … ile birlikte hareket ettiği, sanıklar arasındaki başka suretle delil elde etme imkanı bulunmaması nedeniyle usulüne uygun olarak alınan karar doğrultusunda tespit edilen telefon görüşmeleri karşısında, uyuşturucu maddenin nakli için diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
17. Sanık … hakkında;
Sanık …’ın diğer sanık …’a ait uyuşturucu maddeyi diğer sanık … ile birlikte, İstanbul ilinden İzmir iline getirmek için birlikte hareket ettikleri, sanıkların araç kiralayarak, diğer sanık …’i de yanlarına alarak İstanbul iline gittikleri ve üç araç olarak birbirlerini takip ederek dönerken sanık …’ın kullandığı araçta suç konusu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkların beyanları, iletişim tespit tutanakları, baz istasyonu sorguları, fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde diğer sanıklar ile birlikte uyuşturucunun nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
18. Sanık … hakkında;
Sanığın, 10.06.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, diğer sanık …’un kullandığı araç içerisinde ele geçen uyuşturucu maddenin temini konusunda diğer sanıklar …,…, ve … ile birlikte hareket ederek, diğer sanık…’den suça konu uyuşturucuyu temin ettikleri ve öncü-artçı olacak şekilde

naklettikleri anlaşıldığından sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
19. Sanık … hakkında;
Sanığın, 10.06.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak, diğer sanık …’un kullandığı araç içerisinde ele geçen uyuşturucu maddenin temini konusunda diğer sanıklar …,…, ve … ile birlikte hareket ederek, diğer sanık…’den suça konu uyuşturucuyu temin ettikleri ve öncü-artçı olacak şekilde naklettikleri anlaşıldığından sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinden bahisle mahkûmiyetine karar verilmiştir.
20. Sanık … hakkında;
Sanık …’in diğer sanık …’a ait uyuşturucu maddeyi diğer sanık … ile birlikte, İstanbul ilinden İzmir iline getirmek için birlikte hareket ettikleri, sanıkların araç kiralayarak, diğer sanık …’ı da yanlarına alarak İstanbul iline gittikleri ve üç araç olarak birbirlerini takip ederek dönerken sanık …’ın kullandığı araçta suç konusu esrar maddesinin ele geçirildiği, sanıkların beyanları, iletişim tespit tutanakları, baz istasyonu sorguları, fiziki takip tutanakları birlikte değerlendirildiğinde diğer sanıklar ile birlikte uyuşturucunun nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
21. Sanık … hakkında;
01.04.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer uyuşturucu maddelerin ele geçtiği deponun sanık tarafından kiralandığı, ele geçen uyuşturucunun miktarı dikkate alındığında kullanma dışında bir amaç ile bulundurduğu anlaşıldığından uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
22. Sanık … hakkında;
Sanık …’in, 13.07.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer sanık …’e ait olan ve diğer sanık …’un kullandığı araç ile taşınan uyuşturucu maddenin nakledilmesinde, sanıkların beyanları, sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri ve fiziki takip tutanaklarından anlaşıldığı üzere diğer sanıklar …,…,…, ve … ile uyuşturucu maddenin nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

23. Sanık … hakkında;
Sanık …’in, 13.07.2017 tarihli eylemi ile ilgili olarak diğer sanık …’e ait olan ve diğer sanık …’un kullandığı araç ile taşınan uyuşturucu maddenin nakledilmesinde, sanıkların beyanları, sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri ve fiziki takip tutanaklarından anlaşıldığı üzere diğer sanıklar …,…,…, ve … ile uyuşturucu maddenin nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
24. Sanık … hakkında;
Sanık …’un kullandığı araç ile taşınan uyuşturucu maddenin nakledilmesinde, sanıkların beyanları, sanıklar arasındaki telefon görüşmeleri ve fiziki takip tutanaklarından anlaşıldığı üzere diğer sanıklar …,…,…,ve … ile uyuşturucu maddenin nakli konusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, geçmiş sabıkası, suçun işleniş şekli, almış olduğu cezanın caydırıcı etki göstermesi ve cezanın sanığın geleceği üzerinde olası etkileri göz önüne alınarak, sanık lehine takdiri indirim sebebi oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar …,…,…, ve … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında temel cezanını belirlenmesinde alt sınırın daha fazla aşılması gerektiği halde eksik ceza tayin edilmesi hususu eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında;
a. Sanığın 10.06.2017 tarihli eylemi yönünden verilen hüküm hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık
hakkında şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken hesap hatası sonucu eksik ceza tayini hususları eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
b. Sanığın 30.03.2017 ve 31.03.2017 tarihli eylemleri yönünden verilen hüküm hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümdeki sonuç ceza, eylemlerinin yardım etme niteliğinde olması ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma şartları oluşmaması nedeniyle 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası olarak düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hususu eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Sanık … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümdeki temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesi, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uyarınca yardım eden olarak sorumlu tutulması yerine 5237 sayılı Kanun’un 37 inci maddesi uyarınca asli fail olarak sorumlu tutulmasına ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5. Sanıklar …,…,…, ve … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

6. Sanık … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanırken eylem sayısına göre artırım oranının az belirlenmesi hususu eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
7. Sanık … Veysi hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırın az aşılması suretiyle eksik ceza tayini, şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini ve etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken hesap hatası sonucu eksik ceza tayini hususları eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
8. Sanık … hakkında;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı görülüp ilgili maddeler uygulanarak sonuç ceza 5 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası olacak şekilde düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın 10.06.2017 tarihli eylemi hakkındaki hükümler yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eyleminin suça konu esrarın temini ve naklini kapsadığının anlaşılması karşısında suçun tamamlandığı, diğer sanıkların beyanları ve iletişim tespit tutanaklarının içerikleri karşısında sanığın atılı suçu kabul etmesinin etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmasını gerektirir bir sebep olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanığın 30.03.2017 ve 31.03.2017 tarihli eylemleri hakkındaki hükümler yönünden
Sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesi kapsamında asli fail olarak suça iştirak ettiği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39 uncu maddesi uygulanması ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın eyleminin suça konu esrarın temini ve naklini kapsadığının anlaşılması karşısında suçun tamamlandığı, diğer sanıkların beyanları ve iletişim tespit tutanaklarının içerikleri karşısında sanığın atılı suçu kabul etmesinin etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir sebep olmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, iletişim tespiti tutanaklarının içeriği, sanık ve diğer sanıkların beyanları ile fiziki takip tutanaklarının içerikleri karşısında Plaka Tespit Sistemi vasıtasıyla oluşturulan kayıtların dosya arasına alınmasının yargılamaya yenilik katmayacağı anlaşıldığından bu hususa ilişkin eksik inceleme yapılmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin
takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
D. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve iletişimin dinlenmesine ilişkin kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında son sözün duruşmada hazır bulunan sanığa verileceğinin ve müdafiinin duruşmada hazır bulunmamasının hükmün açıklanmasını engellemeyeceği hükümlerinin bulunması karşısında; duruşmada hazır bulunmayan sanık ve müdafiinin yokluğunda karar verilebileceği anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
E. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
F. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki deliller karşısında suçun sübutunu etkileyecek bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
G. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Temyiz incelemesi neticesinde; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve sanığın söz konusu suç yönünden muhbir olarak görev yapmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

H. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
I. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın dört farklı tarihte işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarının bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi nedeniyle zincirleme suç oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulduğu anlaşıldığından, zincirleme suçlarda, zincire dahil olan her suç yönünden ilgili ceza maddelerinin hükümleri olaylara uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, sonuç cezalardan en ağır olanına 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin uygulanma şartları varsa, ancak her olaya ilişkin olarak belirlenen sonuç cezalardan en ağır olanı 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesi uygulanan olay ise etkin pişmanlık hükümleri uygulanabileceğinden, sanığın etkin pişmanlık gösterdiği olayın, diğer olaylarından daha az cezayı gerektirdiği belirlendiğinden, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
J. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığını gösterir dosya içeriğine yansıyan bir delil veya mahkeme heyetinin bir gözlemi bulunmadığı ve suça konu arama işleminin adli arama kararına dayandığı ve kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıdığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

K. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
L. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer sanıkların beyanları, iletişimin tespitine ilişkin tutanaklar ve fiziki takip tutanakları karşısında sanığın hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir yardım veya hizmeti bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
M. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki deliller karşısında suçun sübutunu etkileyecek bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
N. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki deliller karşısında suçun sübutunu etkileyecek bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
O. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan dosya sorgulamasında sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan farklı dosyalarının bulunduğu

ancak suç tarihi ve iddianame tarihlerinin yapılan kontrolünde eylemler arasında hukuki kesintinin gerçekleştiği ve sanık hakkında zincirleme suça konu olacak farklı bir dosyasının bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
P. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
R. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın 13.07.2017 tarihli eylemi hakkındaki hükümler yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine ve 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanığın 27.04.2017 tarihli eylemi hakkındaki hükümler yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın diğer sanık …’un aracında ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna veya diğer sanık …’un eylemine iştirak ettiğine ilişkin, içeriğine değişik anlamlar yüklenecek soyut iletişim tespit tutanakları dışında, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
S. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve iletişimin dinlenmesine ilişkin kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin beraat eden temyiz dışı sanık … hakkındaki gerekçesi ile sanık
hakkındaki gerekçe arasında bir çelişki bulunmadığı diğer sanık savunmaları ve iletişim tespitine ilişkin tutanakların içeriklerinden anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanıklar … (27.04.2017 tarihli eylem yönünden), … ve … hakkındaki gerekçe bölümünün bozma nedenlerine göre, atılı suçun üç kişi ile birlikte işlenmediği gözetildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen ceza üzerinden aynı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
T. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve iletişimin dinlenmesine ilişkin kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Sanıklar … (27.04.2017 tarihli eylem yönünden), … ve … hakkındaki bozma nedenlerine göre, atılı suçun üç kişi ile birlikte işlenmediği gözetildiğinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenen ceza üzerinden aynı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılarak fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
U. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların diğer sanık …’un aracında ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna veya diğer sanık …’un eylemine iştirak ettiklerine ilişkin, içeriğine değişik anlamlar yüklenecek soyut iletişim tespit tutanakları dışında, mahkûmiyetlerine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanıkların beraati yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın diğer sanık …’un aracında ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgisi olduğuna veya diğer sanıklar,,,…,…,, … ve ik anlamlar yüklenecek soyut iletişim tespit tutanakları dışında, mahkûmiyetine yetecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Y. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, UYAP’tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 24.08.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Z. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, UYAP’tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.02.2021 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık …’in 13.07.2017 tarihli eylemi hakkındaki ve sanıklar …,…,hakkındaki hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A), (B), (C), (D), (E), (F), (G), (H), (I), (J), (K), (L), (M), (N), (O), (P) paragraflarında, (R) paragrafının (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.09.2020 tarihli ve 2019/1912 Esas, 2020/2255 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar …. ve ….. hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

B. Sanık …’in 27.04.2017 tarihli eylemi hakkındaki, sanıklar …, …,…,…, ve … hakkındaki hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (R) paragrafının (2) numaralı bendi ile (S), (T), (U), (V), (Y) ve (Z) paragraflarında açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ile sanıklar … ve …’in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 07.09.2020 tarihli ve 2019/1912 Esas, 2020/2255 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.