Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/20983 E. 2023/5417 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20983
KARAR NO : 2023/5417
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/344 E., 2016/133 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Elbistan 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/162 Esas, 2013/687 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 29.01.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
C. Sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/344 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına, indirimlerin asgari olarak uygulanması ile fazla ceza tayin edildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde Elbistan İlçe Emniyet Müdürlüğüne ihbarda bulunan şahsın… plaka sayılı araçla markete gelen şahısların kendisine sahte para verdiğinin bildirilmesi üzerine, görevli polis memurlarının … Caddesi üzerinde… plaka sayılı aracı durdurdukları, Elbistan Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/480 Değişik İş sayılı kararına istinaden araç içerisinde ve araçta bulunan… ve sanık … üzerinde yapılan aramada temyiz dışı sanık ……ın üzerinde kağıda sarılı vaziyette esrar bulunduğu,… ifadesinde üzerinde çıkan esrarın kendisine ait olduğunu ve esrarı kullandığını savunduğu, sanığın ise ifadesinde araca bindiğinde… ile birlikte esrar içtiklerini savunduğu, böylece kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu kapsamında açılan kamu davasında sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın denetim yükümlülüklerine uymaması ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Dosya kapsamına göre; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilmeyen, uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan sanığın, soyut beyanı dışında atılı suçu işlediğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli delil olmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elbistan 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/344 Esas, 2016/133 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.