Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/21012 E. 2023/4894 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21012
KARAR NO : 2023/4894
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/40 E., 2016/94 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanık hakkında, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası (6545 sayılı Yasa ile değişmeden önceki hali), 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 6 ay hapis cezasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi görüşte lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay günü… ilçe emniyet müdürlüğü görevlilerince saat 16:00 sularında kolluk görevlilerinin yaptığı kontrollerde sanığın yanında bulunan…’nın üzerinden metamfetamin ve esrar maddesi olduğu değerlendirilen uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, hazırlık aşamasında beyanları alınan…ve…’in anlatımları ile sanığın savunması birlikte değerlendirildiğinde, olay günü sanığın uyuşturucu madde kullandığının anlaşıldığı, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.05.2014 tarih ve KİM-14-1352 sayılı ekspertiz raporunda; inceleme konusu bir sıra nolu net 0,01 gram ağırlığındaki maddenin 2313 sayılı Kanun kapsamında bulunan uyuşturucu maddelerden AM-2201, JWH-022 ve JWH-018 N etken maddelerini içerdiği, inceleme konusu iki sıra nolu net 0,6 gram ağırlığındaki maddenin 2313 sayılı Kanun kapsamında bulunan uyuşturucu maddelerden Metamfetamin içerdiği ve maddenin içerdiği metamfetamin miktarının %83 oranında olmak üzere 0,5 gram olduğunun tespit

edildiğinin belirtildiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetim uygulanmasına karar verildiği, Kayseri Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’nce yapılan tebligata sanığın uymadığı, tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı, her ne kadar sanık yapılan tebligat parçasındaki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de; 14.01.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre ; inceleme konusu Tebligat alındısı üzerindeki “tebligat yapılanın” bölümünde atılı bulunan imza ile sanığın mukayese imzaları arasında uyarlılık bulunduğu müşahede edildiği, inceleme konusu imzanın sanığın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, tanık …un da tebligattaki imzanın sanığa ait olduğunu beyan ettiği, rapor içeriği ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya dönük soyut inkar niteliğinde olduğu, sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair ikrarı, uyuşturucu maddeler ile ilgili olarak ekspertiz raporu, imza incelemesine dair bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanığın suç kastının yoğunluğu ve aynı suçu tekrar tekrar işlemesi göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği, sanığın bilerek imza inkarında bulunması nazara alınarak koşulları oluşmadığından ve başka bir neden de bulunmadığından sanık hakkında takdiri indirim yapılmadığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Üzerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen, olayı müteakip uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanmayan, hakkında ayrı soruşturma yürütülen…’nın cüzdanından ele geçen uyuşturucu madde ile ilgisi saptanmayan sanığın, daha önce kullandığını söylediği uyuşturucu maddelerin ele geçmemesi nedeniyle niteliklerinin belirlenmesi mümkün olmadığından, soyut beyan dışında atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/40 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.