Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/21228 E. 2023/4806 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21228
KARAR NO : 2023/4806
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/94 E., 2016/490 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit

edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 01.08.2013 tarihli ve 2013/42421 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

B. İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.06.2014 tarihli ve 2013/613 Esas, 2014/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, kararın itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya denetimli serbestlik müdürlüğüne gönderilmiştir.

C. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli ve 2015/94 Esas, 2016/490 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraat kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE

Sanık hakkında 01.08.2013 tarihinde iddianame düzenlendikten sonra inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir işlemin yapılmadığı, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin kesinleştiği 10.07.2014 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle mahkemenin tensip tarihi olan 02.02.2015 tarihleri arasındaki duran süreler de eklendikten sonra, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2016 tarihli ve 2015/94 Esas, 2016/490 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz talebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un
223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.05.2023 tarihinde karar verildi.