YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21506
KARAR NO : 2023/5249
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/226 E., 2016/214 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin, 30.09.2014 tarihli ve 2013/201 Esas, 2014/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca takdir edilen 6 ay 20 gün hapis cezası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 13.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
3. Sanığın denetim süresi içinde 26.08.2015 tarihinde işlediği “yaralama” suçundan … 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.03.2016 tarihli ve 2015/524 Esas, 2016/270 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 29.03.2016 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/226 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4.000,00 TL adli para cezasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri, hükmü açıklayan ilgili kararla kendilerine bilgi verilmediğine, savunma haklarının kısıtlandığına, yasaya göre kararın açıklanmamasının gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; iddia, sanığın ikrarı, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu anlaşılmakla; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi
içerisinde kasıtlı suç işlediği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasına karar verilerek sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
1- 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenleme nazara alınarak mahkemece sanık haberdar edilmek suretiyle duruşma açılmasını müteakip hükmün bu duruşmada açıklanması gerektiği, sanığa çıkartılan davetiyenin “duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda hüküm verileceği” uyarısı ile birlikte duruşma tarihi ve saati yazılarak sanığa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden, belirtilen nitelikte uyarıyı içeren davetiye tebligatı yapılmadan ya da sanık dinlenmeden, tensiben hükmün açıklanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre;
2- Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun’un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği için, bu durumda, uyuşturucu madde kullanma suçları için özel bir düzenleme olması nedeniyle, aynı Kanun’un dördüncü fıkrasında belirtildiği üzere;
Sanığın erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
Hâllerinde hakkındaki hükmün açıklanabileceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde işlediği “yaralama” suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği gerekçesiyle, şartları oluşmadan hükmün açıklanmasında hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul 2. Çocuk Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/226 Esas, 2016/214 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.