YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21634
KARAR NO : 2023/5910
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/763 E., 2016/389 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 05.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.
2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
3. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/763 Esas, 2016/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 nci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 01.06.2016 tarihli dilekçesi ile özetle; “lehe olan hükümlerden yararlandırılmaması ilkesine ve hukuka aykırı olan kararın bozulması gerektiğini” beyan ederek temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
Dosya üzerinde yapılan incelemede sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın almak ve bulundurmak suçundan dolayı … Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığı, 6545 sayılı Kanun’un 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığınca dava açılmasının ertelenmesine karar verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanması için dosyanın … Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderildiği, sanık hakkında çıkarılan usulüne uygun davetiyeye rağmen sanığın … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığı gibi denetim süresi içinde uyuşturucu kullanmaya da devam ettiği, hazırlık evrakı üzerinde yapılan incelemede ekspertiz raporuna göre sanıkta yakalanan maddenin uyuşturucu madde olduğunun anlaşıldığı, tutanağa göre ilk yakalandığında sanığın uyuşturucu maddeyi yere atmak suretiyle yakalanmasını da sağladığı ve sanığın bu suretle müsnet suçu işlediği iddia, savunma, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin itiraz süresinin gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 05.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı dikkate alınarak, sanığa kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte kararın yeniden tebliğ edilmesi gerektiğinden, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanığın yükümlülüklerine uymaması eylemini, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2015/763 Esas, 2016/389 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.