YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/21842
KARAR NO : 2023/5478
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1260 E., 2016/113 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un
310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının,13.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2015/1260 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 192 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın etkin pişmanlık göstererek uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırdığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği özetle; eylemin kullanmak için uyuşturucu bulundurmak olduğu, sanığın eylemini kabul ettiği, buna göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin ikinci fıkrasına değil 192 nci maddesinin dördüncü fıkrasına uyabileceği, bu maddenin uygulanması açısından ise sanığın soruşturma başlamadan önce kendiliğinden resmi makamlara müracaat etmesi gerektiği, sanığın böyle bir müracaatının olmadığı, durdurulması üzerine cebinde bulunan maddeyi teslim ettiği, mahkûmiyetine karar vermek gerekirken anılan şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin iddianame uyarınca sanığın savunmasının alındığı 19.03.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.03.2016 tarihli ve 2015/1260 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.06.2023 tarihinde karar verildi.