YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2251
KARAR NO : 2020/5350
KARAR TARİHİ : 12.10.2020
Adalet Bakanlığının, 13/02/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki kamu davasının düşürülmesine dair Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/240 esas, 2016/148 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Dairemizin 02/03/2020 tarihli ve 2020/538 esas, 2020/1492 sayılı kararıyla hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak maddi yazım hatası sonucunda kararın son kısmında bozulmasına karar verilen hükmün “İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2018 tarihli ve 2016/224 esas, 2018/1093” olarak yazıldığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 17/04/2020 tarihli yazı ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinin son cümlesi uyarınca yazıma ilişkin maddi hatanın düzeltilmesinin talep edildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 17/03/2015 tarihinde işlediği iddia edilen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca erteleme süresi zarfında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar uyuşturucu madde kullanması veya kullanmak için bulundurması halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunda uyarılmasına karar verildiği, erteleme kararında Sulh Ceza Hakimliğine itiraz yolunun açık olduğu gösterildiği ve usulüne uygun olarak tebliğ edildiği,
2- Ancak sanığın tedbirin infazı sırasında uyarıya rağmen yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararı kaldırılarak dava açıldığı,
3- Yapılan yargılama sonucunda, Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/240 esas, 2016/148 sayılı kararıyla “… sanığın erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmediği ve kovuşturma koşulunun gerçekleşmediği…” gerekçesiyle, “kamu davasının düşürülmesine” karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın tedbire uymadığı ve bu nedenle hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, ancak mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın yükümlülüklerine aykırı davranmadığından bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmış ise de,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, “bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.”, 191/3. maddesinde “erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır, “ve 191 /4-a maddesinde “kişinin, erteleme süresi zarfında; a) kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,…hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklinde düzenlemeler yer aldığı;
Somut olayda ise sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde kullanma fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmış olduğu, sanığın yükümlülüklerine aykırı davranmadığı gerekçesi ile düşme kararı verilemeyeceği, aksi halde uyuşturucu madde kullanmak suçundan bir daha kovuşturma yapılmasının mümkün olmayacağı, bu halde kamu davasının açılması bir şarta (yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etme şartına) bağlanmış olduğundan, mahkemece ısrar şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23/11/2017 tarihli ve 2017/3245 esas, 2017/6004 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/240 esas, 2016/148 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Dairemizin 02/03/2020 tarihli ve 2020/538 esas, 2020/1492 sayılı kararında kanun yararına bozulmasına karar verilen mahkeme kararı “Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/240 esas, 2016/148” sayılı kararı olduğu halde maddi yazım hatası sonucunda “İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2018 tarihli ve 2016/224 esas, 2018/1093” olarak yazıldığı, anlaşıldığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinin son cümlesi uyarınca yazıma ilişkin maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir.
D) Karar:
Açıklanan nedenlere göre; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinin son cümlesi uyarınca yazıma ilişkin maddi hata düzeltilerek Dairemizin 02/03/2020 tarihli ve 2020/538 esas, 2020/1492 sayılı kararında “D) Karar” başlıklı bentte yer alan “İstanbul Anadolu 61. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2018 tarihli ve 2016/224 esas, 2018/1093 sayılı kararının” ibaresinin çıkartılarak yerine “Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/240 esas, 2016/148 sayılı kararının” ibaresinin yazılmasına, 12.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.