Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/3762 E. 2020/4903 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3762
KARAR NO : 2020/4903
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Adalet Bakanlığının, 16/04/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının durmasına dair Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/760 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/05/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 21/01/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz hakkının gösterildiği ve 25/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği,
2- Uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğini müteakip sanığın 22/01/2018 tarihinde kuruma müracaat ederek tedbirin infazına başladığı,
3- Ancak sanığın erteleme süresi zarfında 21/05/2018 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açıldığı,
4- Yapılan yargılama sonucunda Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/760 sayılı kararıyla “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin işlemeyeceği nazara alındığında, dosyada kovuşturma şartı olan uyarı, ihlal ve ısrar şartlarının gerçekleşmediği” gerekçesiyle “davanın durmasına” karar verildiği, kararın itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, somut olayda Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/11/2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar doğrudan şüphelinin mernis adresine mernis şerhli olarak 25/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanunun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, şüphelinin doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmış ise de; şüpheli …’nın hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilmesi akabinde 04/01/2018 tarihli dilekçesiyle Bayburt Denetimli Serbestlik İl Müdürlüğüne adres değişikliği için talepte bulunduğu, şüphelinin 22/01/2018 tarihinde bilgilendirme formunu elden tebliğ aldığı, dilekçesinde belirttiği yeni adresine 25/01/2018 tarihinde çağrı yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, şüpheli hakkında İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce düzenlenen tedavi programına katılmasına ilişkin yazının elden teslim edilmesi üzerine şüphelinin denetimli serbestlik tedbiri devam ederken İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21/05/2018 tarihli yazısına istinaden uyuşturucu madde kullanmaya devam etmesi nedeniyle tedavi programına uyumsuz olduğu bildirilmesi üzerine İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 06/06/2018 tarihli kararı ile şüphelinin uyuşturucu madde kullanımına devam ettmesinin ihlal teşkil ettiği gerekçesiyle kaydın kapatıldığının bildirildiğinin anlaşıldığı, sanığın erteleme kararından ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin karardan haberdar olduğu, öğrenme üzerine de kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karara karşı yapılan bir itirazın mevcut olmadığının anlaşılması karşısında Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesince kamu davasına devamla esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/760 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde, “Kişinin, erteleme süresi zarfında;…Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,… hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildikten sonra, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce sanığa tedbirin infazına başlaması için uyarılı ilk başvuru davetiyesi gönderilerek infaz işlemlerine başlandığı, sanığın kuruma müracaat ederek tedbirin infazına başladığı, en geç bu aşamada sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından ve hakkında uygulanmasına karar verilen tedbirden haberdar olduğu, ancak hiçbir aşamada erteleme kararına ve hakkındaki tedbirlere itiraz etmediği, bununla birlikte daha sonra tedbirin infazı aşamasında tekrar uyuşturucu madde kullandığı gerekçesiyle TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendleri uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, dava açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun olarak tebliğ edilememiş olsa dahi, sanık haricen veya 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesinde belirtildiği üzere usulsüz tebliğ sonucu kararı öğrenip Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne bizzat müracaat ederek hakkındaki kararla ilgili infaza başlamış ve Tebligat Kanununun 32/2. maddesindeki usule göre itiraz hakkını kullanmamış ise artık kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden tedbirin infazına başlanmış olmasının, 4. fıkrada belirtilen yargılama şartının gerçekleşmesine bir etkisi olmayacağı anlaşıldığından, Mahkemece yargılamaya devam edilip sanığın her iki eylemine ilişkin deliller değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, “kamu davasının durmasına” karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
D) Karar : Açıklanan nedenlere göre; Gümüşhane Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2019 tarihli ve 2019/14 esas, 2019/760 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.