YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4030
KARAR NO : 2020/3829
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
Adalet Bakanlığının, 21/05/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının durmasına dair Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2019 tarihli ve 2018/1018 esas, 2019/484 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına ilişkin Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2019 tarihli ve 2019/241 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/06/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısında sanığın adının “…” yerine “…” olarak yazılması yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 03/04/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/05/2018 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda itiraz hakkının gösterildiği, dosya kapsamında kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçası bulunmadığı ancak dosya arasında yer alan UYAP tebligat sorgulama evrakına göre 23/05/2018 tarihinde “aynı konutta yakına teslim” açıklaması ile tebliğ edildiği,
2- Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için Cumhuriyet Başsavcılığınca 23/10/2018 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, uyarılı ilk başvuru davetiyesinin tebliğini müteakip sanığın 09/11/2018 tarihinde kuruma müracaat ederek tedbirin infazına başladığı,
3- Ancak bu aşamada sanığın Ağrı’da işlediği iddia edilen 20/09/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan soruşturma sonucunda, bu eylemin ilk suçtan verilen erteleme kararının ihlali olacağı gerekçesiyle 02/10/2018 tarihli yetkisizlik kararıyla soruşturma evrakının Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
4- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca her iki soruşturma evrakı birleştirilip ilk suçtan verilen erteleme kararı kaldırılarak 14/11/2018 tarihli iddianameyle dava açıldığı,
5- Erzurum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2019 tarihli ve 2018/1018 esas, 2019/484 sayılı kararıyla “ihlal teşkil eden ikinci eylemin henüz sanık hakkındaki kovuşturmanın ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleştirilip denetim süresi başlatılmadan gerçekleştirildiği” gerekçesiyle “davanın durmasına” karar verildiği,
6- Cumhuriyet savcısının bu karara itiraz etmesi üzerine Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2019 tarihli ve 2019/241 değişik iş sayılı kararıyla itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” aynı kanunun 191/6.maddesinde, “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” şeklinde yeralan düzenlemeler nazara alındığında, somut olayda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 16/05/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğine ilişkin tebligat parçasının dosya içerisinde bulunmadığı, anılan Başsavcılığın 23/10/2018 tarihli yazı ile denetim işlemine başlanmış ise de, iddianameye konu ihlal niteliğinde kabul edilen ikinci kullanım tarihi olan 20/09/2018 tarihi itibariyle erteleme kararının kesinleştiğinin ve denetimin başladığının kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, kovuşturma şartının gerçekleşmediği hususu gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2019 tarihli ve 2019/241 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
TCK’nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde, “Kişinin, erteleme süresi zarfında;…Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,… hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının dosya kapsamında yer almadığı ancak dosya arasında yer alan UYAP tebligat sorgulama evrakına göre 23/05/2018 tarihinde “aynı konutta yakına teslim” açıklaması ile tebliğ edildiği anlaşılmış olup, sanığın bu şekilde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını ve hakkında tedbir uygulandığını öğrendikten sonra 5 yıllık erteleme süresi zarfında 20/09/2018 tarihinde tekrar uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği anlaşılmakla, TCK’nın 191/4. maddesi uyarınca kamu davası açılma koşullarının oluştuğu, bu nedenle erteleme süresi zarfında tekrar uyuşturucu madde kullandığı iddia edilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılan ve dava açılan sanık hakkında her iki suça ilişkin deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken, kamu davasının durmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğundan, bu karara yönelik itirazın kabulüne ve durma kararının kaldırılmasına karar verilmesi yasaya uygun olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; Erzurum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2019 tarihli ve 2019/241 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 21.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.