YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4036
KARAR NO : 2020/4083
KARAR TARİHİ : 23.09.2020
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/04/2013 tarih, Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık … hakkında, Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 11/04/2013 tarihinde 2010/2 esas ve 2013/141 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Hüküm sanık müdafii tarafından tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce duruşmasız inceleme yapılarak 18/04/2018 tarihinde 2014/5005 esas ve 2018/3592 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında onama kararı verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Dairemizin bu kararına itiraz edilmiştir.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz yazısında özetle; “sanık … yönünden yapılan incelemede:
Diğer sanıklar yönünden polisçe uzun süre fiziki takip ve telefon görüşme kayıtlarının takibinin yapıldığı, sonrasında suç tarihinde sanıklar Necmettin ile … arasında geçen telefon konuşmasında sanık Necmettinin Muhittine suça konu eroin maddesinin bulunduğu yerden başka bir yere nakledilmesini söylediği, bu durumun bir şekilde sanık Turgaya haber verildiği, sanık … Sanık … İnanın evine gittiği, ikisinin birlikte ticari bir taksiyle buradan Cemal Gürsel Mahallesi Lami Paşa Caddesi üzerinde tam olarak tesbit edilmeyen adreste bir eve girip buradan suça konu eroin maddesini alıp evden çıktıkları, eroin bulunan iki çantayı … ticari taksinin arka koltuğuna koyduğu,ve oradan ayrıldığı, aracın … evinin bulunduğu sokağın alt sokağında bulunan sanık … ait bakkal dükkanı önünde durduğu, … İnanının iki çantayı teker teker bu bakkal dükkanına bıraktığı ve aynı ticari taksi ile oradan ayrıldığı,
… İnanın yarım veya bir saat kadar sonra bakkala gelip iki çantayı bakkaldan alıp başka bir ticari taksiye taşıdığı sırada güvenlik güçlerinin olaya el koyarak sanıkları yakaladığısanı şeklinde gelişen olayda,
Yargılama sırasında 25/2/2008 tarihinde ölen Sanık … İnan poliste verdiği 13/12/2007 tarihli ifadede, müşterisi olması sebebiyle çantada ne bulunduğunu sanık … söylemediğini onun da kendisinin bakkal müşterisi olması sebebiyle ve çantada ne olduğunu bilmeyerek kabul ettiğini, daha sonra … kendisine çantayı ne zaman alacağını sorduğunu, kendisinin birazdan alacağını söylediğini kendisinin çantaları bakkaldan almak için gelip geri aldığında polisin yakaladığı beyan etmiş, 15/12/2007 tarihli sorgusunda da sanık … hakkındaki beyanları dışındaki beyanlarını tekrarladığı beyan etmiştir.
Sanık … İnan 25/2/2008 tarihinde tutuklu iken ölmüş olup Adana ve Gaziantep Ağır Ceza Mahkemelerinde esasa ilişkin başkaca beyanı yoktur, … 13/12/2007 tarihli polis beyanında;
Sanık … iki adet çantayla bakkalına geldiğini, akşam Urfaya gideceğini, evinde misafirler olduğunu ayıp olmasın diye bu iki çantayı bakkala bırakmak istediğini söylediğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini, aradan yarım saat geçtikten sonra … tekrar bakkal önüne geldiğinide ona çantaları unuttun mu almayacak mısın diye sorduğunu, kendisinin fırına gittiğini yarım saat sonra alacağını söylediğini, kendisinin bu sırada merak edip çantanın fermuarını biraz açıp baktığında kahverengi paketleri gördüğünü, kuşkulandığını, bu sırada fırından dönen Hüseyine derhal çantaları buradan almasını söylediğini, … elindekileri evine bırakıp geldiğinde çantaları alacağı sırada polisin her ikisini yakaladığını, suç kastının olmadığını beyan etmiştir.
… Adana Ağır Ceza Mahkemesinde 05/05/2008 tarihli ifadesinde aynı şekilde beyanda bulunmuştur,
Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesindeki 29/6/2011 tarihli beyanında önceki beyanlarını tekrarlamıştır,
Sanık … … … dışındaki sanıklarla ilişkisi yoktur. Diğer sanıkların da … hakkında herhangi bir beyanı yoktur. Hiç bir telefon konuşmasında ismi geçmemektedir. Belirtilen oluş dışında olayla bir bağlantısı yoktur.
Sanık … çantaların yerinin değiştirilmesine ilişkin hareketleri aynı gün Sanıklar … ile … arasında geçen telefon konuşmasında kararlaştırılmış ve sanık … ve … tarafından yerine getirilmiş olup yer değiştirme olayı anlık gelişen bir durum olduğundan sanık … tarafından olayla ilgisi olmayan ancak kendi evi yakınında bakkal dükkanı bulunan sanığın işyerine geçici olarak bırakılarak gerçekleştirilmiştir.
Telefon görüşmesinde de eroinin sanık … işyerine bırakılması şeklinde önceden verilmiş bir kararın icrası durumu da bulunmamaktadır.Yine … … sanık … kendisine evinde misafir bulunduğunu söylediği yönündeki beyanı … evinde bazı sanıkların daha önce toplandıklarına ilişkin diğer sanıklar beyanı ile uyumludur.
Yine sanığın suça konu eroinin bulunduğu çantaları geri alması hususunda sanık …’i uyardığına ilişkin beyanı da … tarafından doğrulanmıştır. Sanıkların bu konuda önceden ağızbirliği ettiklerini kabulü gerektirir bir durum da yoktur.
Sanığın suça konu eşyanın suç konusu olduğunu kesin olarak bilip kabul ettiğini ispatlayan kesin bir delil bulunmadığı gibi sanığın şüphelendikten sonra çantalardan kurtulmak için sanık … uyardığı anlaşılmaktadır. Çantaların sanıkta kaldığı süreye nazaran da sanığın bunları hemen polise ihbar etmesinin beklenmesi de oluşa göre mümkün değildir.” denilmek sureti ile hükmün onanmasına ilişkin daire kararında isabet olmadığı belirtilerek; Dairemizin sanık hakkındaki onama ilamının kaldırılarak hükmün bozulması istenmiştir.
C) CUMHURİYET BAŞSAVCISININ İTİRAZIYLA İLGİLİ YASA HÜKÜMLERİ:
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesi:
(1) Yargıtay Ceza Dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re’sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanunla eklenen fıkra) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanunla eklenen fıkra) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
2- 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 5. maddesi (05.07.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 6352 sayılı Kanunla eklenen):
(1) Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinde yapılan değişiklikler, bu Kanunun yayımı tarihinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunda bulunan ve henüz karara bağlanmamış dosyalar hakkında da uygulanır.
D) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yazısında ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden sanık … hakkındaki itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
E) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne,
2- Dairemizin 18.04.2018 tarihli, 2014/5005 esas ve 2018/3592 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
3- Sanık … hakkında hükmün incelenmesi:
Sanığın, savunmasının aksine, diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin, mahkûmiyetini gerektirir, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, sanık hakkındaki hüküm infaza verildiği anlaşıldığından İNFAZIN DURDURULMASINA, sanık bu mahkûmiyet hükmü nedeniyle infaz kurumuna alınmış ise SALIVERİLMESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu olmadığı takdirde serbest bırakılmasının sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
23/09/2020 tarihinde, İtirazın kabulü ve tahliye yönünden oybirliğiyle, bozma kararı bakımından Başkan vekili …’nun sanığın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezalandırılması gerektiğine ilişkin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
İşletmekte olduğu bakkal dükkanına, diğer sanık … tarafından içleri uyuşturucu madde ile dolu 2 çanta bırakılan sanık …’in, şüphelenmesi üzerine çantalardan birini açması sonucunda içinde paketler halinde uyuşturucu maddeleri gördükten sonra da bu çantaları dükkanında bulundurmaya devam ederek diğer sanık …’in suçuna iştirak etmesi ve suçunu kendi beyanı ile ortaya çıkarması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 192/3. maddesindeki etkin pişmanlık hükümleri de uygulanması suretiyle sanığın cezalandırılması gerektiğinden, itirazın bu değişik gerekçe ile kabulü görüşünde olduğumdan, sanığın beraati gerektiği yönündeki çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.