Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/4211 E. 2020/4901 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4211
KARAR NO : 2020/4901
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

Adalet Bakanlığının, 19/06/2020 tarihli yazısı ile, görevi kötüye kullanma, uyuşturucu madde ticareti yapma ve tefecilik suçlarından şüpheli …, Çanakkale Açık Ceza İnfaz Kurumu görevlileri ve meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 28/08/2018 tarihli ve 2019/7489 soruşturma, 2019/5037 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Çanakkale 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/10/2019 tarihli ve 2019/2249 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/06/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Müştekinin 28/06/2019 tarihli dilekçesiyle müracaatta bulunması üzerine şüpheliler hakkında başlatılan soruşturma sonucunda Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 28/08/2018 tarihli ve 2019/7489 soruşturma, 2019/5037 sayılı kararıyla, “şüphelilerin üzerine atılı suçları işlediğine dair somut delil bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,
2- Müşteki tarafından bu karara itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen Çanakkale 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/10/2019 tarihli ve 2019/2249 değişik iş sayılı kararıyla “itirazın süresinde yapılmadığı” gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/08/2018 tarihli ve 2019/7489 soruşturma, 2019/5037 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararının, cezaevinde olduğundan bahisle Çanakkale Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından müştekiye bizzat 11/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmış ise de;
Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26/06/2018 tarihli ve 2018/3227 esas, 2018/12651 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35. maddesinin 3. fıkrası gereğince serbest olmayan müştekiye tebliğ edilen kararın kendisine okunup anlatılması gerektiği, somut olayda ise kararın müştekiye ceza infaz kurumu aracılığı ile “okumak/almak suretiyle” tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan düzenleme uyarınca tebliğ edilen kararın müştekiye okunup anlatıldığına dair bir bilginin yer almaması nedeniyle kararın müştekiye tebliğ işleminin usule aykırı olduğu cihetle, itirazın esastan incelenmesi yerine, yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, Çanakkale 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/10/2019 tarihli ve 2019/2249 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar müşteki uyuşturucu madde ticaret ve tefecilik suçları yönünden sadece ihbar eden konumunda olup suçtan zarar gören sıfatı bulunmaması nedeniyle, bu suçlar yönünden CMK’nın 173. maddesi uyarınca itiraz hakkı bulunmamakla birlikte, görevi kötüye kullanma suçu bakımından suçtan zarar gören sıfatı bulunması ihtimali nedeniyle, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan müştekiye CMK’nın 35/3. maddesindeki “İlgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar, kendisine okunup anlatılır.” hükmüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, kararın içeriği okunup anlatılmadan yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu nedenle itirazın süresinde olduğunun kabul edilerek, esastan inceleme yapılması gerekirken itirazın süre yönünden reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Çanakkale 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 09/10/2019 tarihli ve 2019/2249 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince Kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.