YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5142
KARAR NO : 2020/8335
KARAR TARİHİ : 30.11.2020
Adalet Bakanlığının, 06/07/2020 tarihli yazısı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda sanığın mahkûmiyetine dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2014 tarihli ve 2013/148 esas, 2014/185 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/07/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
Sanığın 04/12/2012 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2014 tarihli ve 2013/148 esas, 2014/185 sayılı kararıyla TCK’nın 188/3, 188/4, 192/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay hapis ve 60 Türk lirası adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün yasa yoluna başvurulmadan kesinleştiği anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Mahkemesince 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3. maddesi uyarınca temel cezanın 5 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenerek, anılan Kanun’un 188/4. maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 7 yıl 6 hapis ve 7 gün adli para cezasına hükmedilmesini müteakip, söz konusu cezadan anılan Kanun’un 192/3 ve 62/1. maddelerine göre 1/2 ve 1/6 oranlarında indirim yapılarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2 gün adli para cezası yerine, hatalı olarak 3 yıl 1 ay hapis ve 3 gün adli para cezasına karar verilmesini takiben, adlî para cezasının aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20,00 Türk lirası ile çarpılması sonrasında, sonuç olarak 3 yıl 1 ay hapis ve 60,00 Türk lirası adlî para cezasına mahkûmiyetine karar verilmek suretiyle, hapis cezası yönünden eksik, adli para cezası yönünden ise fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2014 tarihli ve 2013/148 esas, 2014/185 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında, TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca temel cezanın 5 yıl hapis ve 5 gün adli para cezası olarak belirlendiği, suça konu uyuşturucu maddenin eroin olması nedeniyle 188/4. madde gereğince cezanın 1/2 oranında artırılarak 7 yıl 6 ay hapis ve 7 gün adli para cezasına hükmedildiği, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması sonucunda söz konusu cezadan 192/3. madde uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 3 yıl 9 ay hapis ve 3 gün adli para cezasına hükmedildiği, ancak 62. madde uyarınca takdiri indirim yapılırken hesap hatası yapıldığı ve 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda “3 yıl 1 ay 15 gün hapis” ve “2 gün” karşılığı adli para cezası yerine, hatalı olarak “3 yıl 1 ay hapis” ve “3 gün” karşılığı adli para cezasına karar verildiği, 52. madde uyarınca adlî para cezasının günlüğü 20 Türk lirasından hesaplanması sonucunda neticeten “40 Türk lirası” yerine “60 Türk lirası” adlî para cezasına hükmedildiği, sonuç olarak sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle hükmedilen cezanın “3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 40 Türk lirası adlî para cezası” olması gerekirken, “3 yıl 1 ay hapis ve 60 Türk lirası adlî para cezası” olarak sanık lehine hesap hatası yapıldığı anlaşılmış olup, sanık lehine verilmiş olan bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; sanık hakkında neticeten “3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 40 Türk lirası adlî para cezası”na hükmedilmesi gerekirken, sanık lehine hesap hatası yapılarak “3 yıl 1 ay hapis ve 60 Türk lirası adlî para cezası”na hükmedilmesi yasaya aykırı olduğundan, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2014 tarihli ve 2013/148 esas, 2014/185 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası ile 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 30.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.