YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5438
KARAR NO : 2020/4828
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1)Mahkûmiyet; Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/10/2018tarihli, 2018/318 esas ve 2018/335 sayılı kararı
2)İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 17/10/2019 tarihli, 2019/68 esas ve 2019/1690 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık müdafiinin süresinde temyiz isteminden sonra, sanığın tutuklu bulunduğu Ödemiş M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığı ile gönderdiği 09/12/2019 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyizi ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Hükümden önce yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararına yanlış anlam verilerek, TCK’nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2)5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinde, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı hususu düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesince, “Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/04/2018 tarih, 2017/1169- 2018/482 sayılı kararı ile TCK’nın 165/1, 52, 53, 58. maddeleri uyarınca ‘suç eşyasının satın alınması’ suçundan verilen 6 ay hapis ve 600 TL adli para cezasına ilişkin 22/05/2018 tarihinde kesinleşen ilamının”, sanığın ‘ikinci kez mükerrir’ olduğu belirtilerek, tekerrüre esas alınmasının isabetli olduğu gözetilmeden, istinaf incelemesi sonucu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi uyarınca daha ağır cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği belirtilerek, “Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 07/12/2007 tarih ve 2004/365 -2007/548 sayı ile 765 sayılı TCK’nın 456/1, 457/1. maddeleri uyarınca ‘nitelikli kasten yaralama’ suçundan verilen 4 yıl hapis cezasına ilişkin 30/06/2015 tarihinde infaz edilen ilamın, tekerrüre esas alınmasına ve aleyhe istinaf bulunmadığından tekerrüre esas ceza miktarının 6 ay hapis cezası olarak dikkate alınmasına,” karar verilmesi,
3)6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir…” şeklindeki düzenleme ve TCK‘nın 52/4. maddesinde yer alan “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” ibaresi birlikte dikkate alındığında, mevcut yasal düzenlemelerle çelişmediği ve infazı kısıtlamadığı halde, adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK’nın 52/4. maddesinde yer alan ihtara yer verilmemesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 17/10/2019 tarihli, 2019/68 esas ve 2019/1690 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1)Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 11/10/2018 tarih, 2018/318 esas ve 2018/335 sayılı kararda;
a)TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli iptal kararı ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
b)TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında, “… bakiye adli para cezasının tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtarına, (ihtarat yapıldı)” ibaresinden sonra gelmek üzere, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına,” ibaresinin eklenmesi,
2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 17/10/2019 tarihli, 2019/68 esas ve 2019/1690 sayılı kararında, “… ancak; … 6 ay hapis cezası olarak dikkate alınmasına’ ibaresinin yazılması suretiyle; Hükmün Düzeltilerek ” kısmının hükümden çıkarılması ve 3. paragrafta yer alan “sair istinaf itirazlarının reddine” ibaresinin çıkarılarak, yerine “istinaf itirazlarının reddi ile ” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmesine, 05/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.