YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5450
KARAR NO : 2020/4829
KARAR TARİHİ : 05.10.2020
Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1)Mahkûmiyet; Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/11/2018 tarihli, 2018/205 esas ve 2018/434 sayılı kararı
2)İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 02/05/2019 tarihli, 2019/230 esas ve 2019/1178 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca; takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Sanık …’ın, adli sicil kaydında yer alan Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17/11/2017 tarih, 2016/571 esas ve 2017/1036 karar sayılı, TCK’nın 292/1, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca “ceza infaz kurumundan firar” suçundan “5 ay 25 gün hapis cezasına” ilişkin 18/01/2018 tarihinde kesinleşen ilamı nedeniyle “ikinci kez” mükerrir olduğu anlaşıldığı halde, hakkında, “birinci kez” mükerrir olduğu sabıka kaydı esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri ve aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir…” şeklindeki düzenleme ve TCK‘nın 52/4. maddesinde yer alan “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” ibaresi birlikte dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince mevcut yasal düzenlemelerle çelişmeyecek ve infazı kısıtlamayacak şekilde, “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,” karar verilmesi,
2)Hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile yapılan değişik nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 02/05/2019 tarihli, 2019/230 esas ve 2019/1178 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19/11/2018 tarihli, 2018/205 esas ve 2018/434 sayılı kararında;
1)TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkralarında yer alan “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,” ibarelerinin çıkarılarak, yerlerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına,” ibarelerinin yazılması,
2)TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin fıkraların, hükümden çıkarılarak, yerlerine, “Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli iptal kararı ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53/3. fıkrasında yapılan değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibarelerinin yazılması,
Suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 05/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.