Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/5646 E. 2020/6275 K. 02.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5646
KARAR NO : 2020/6275
KARAR TARİHİ : 02.11.2020

Mahkeme : SAMSUN Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1)Mahkûmiyet:Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarih, 2018/331 esas ve 2019/153 karar sayılı kararı
2)İstinaf başvurusunun esastan reddi: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 05/11/2019 tarih, 2019/1975 esas ve 2019/2046 karar sayılı kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin 23/12/2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen değişiklik uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
1-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz isteklerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Zincirleme suça ilişkin TCK’nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, her ne kadar sanık …’un 13/08/2018 tarihinde tanık … … …’e uyuşturucu madde sattığı sabit ise de, fiziki takip tutanağı, aşamalardaki tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın 31/08/2018 tarihinde tanık …’a uyuşturucu madde sattığına ilişkin savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden TCK’nın 43. maddesinde öngörülen “zincirleme suç” hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2-Sanığın 13/08/2018 tarihinde tanık … …’e uyuşturucu madde satması suçuna ilişkin olarak, 13/08/2018 ve 07/02/2019 tarihli kolluk tutanaklarında, tanık … …’in üzerinde uyuşturucu madde yakalandığı yerin esas alınarak TCK’nın 188. maddesinin 4.fıkrasının (b) bendinde belirtilen yerlerden okula uzaklığının tespit edildiği ve buna göre anılan madde uyarınca artırım yapıldığı anlaşılmış olup, suçun sanığın, tanık …’e uyuşturucu madde sattığı zaman ve yerde gerçekleştiği dikkate alındığında, 13/08/2018 tarihi fiziki takip tutanağını düzenleyen görevlilerin tanık olarak beyanları alındıktan ve gerektiği takdirde keşif yapıldıktan sonra suçun işlendiği yerin ve bu yerin TCK’nın 188. maddesinin 4.fıkrasının (b) bendinde belirtilen yerler ile arasındaki mesafenin tam olarak tespit edilmesi ve buna göre sanık hakkında TCK’nın 188. maddesinin 4.fıkrasının (b) bendinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05/11/2019 tarihli, 2019/1975 esas, 2019/2046 karar sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Ordu 1. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine,02/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.