Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6074 E. 2020/3892 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6074
KARAR NO : 2020/3892
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

Mahkeme : ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1-Mahkûmiyet; Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.12.2018 tarih, 2018/219 esas ve 2018/594 sayılı kararı
2-Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nin 03.02.2020 tarih, 2019/371 esas ve 2020/40 sayılı karar

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanık ve müdafiinin dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Somut olayda, durumundan şüphelenilmesi üzerine yapılan üst aramasında montunun sağ yan cebinde üç adet alüminyum folyoya sarılı eroin bulunan …’in maddeyi aldığı kişiyi telefonla arayarak yakalatabileceğini beyan etmesi üzerine bildirdiği telefon numarasının arandığı, olay mahalline gidildiğinde sanığın kaçmaya çalışırken yakalandığı, yapılan üst aramasında iki adet şeffaf poşet içerisinde eroin ele geçirildiği anlaşılmakla, suç tarihinde olay yeri ve zamanını kapsayan “önleme arama kararı” veya CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde “adlî arama kararı” ya da ‘yazılı arama emri’ dosya içinde bulunmadığından, ‘önleme arama kararı’, ‘adli arama kararı’ ya da ‘yazılı arama emri’ bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nin 03.02.2020 tarih, 2019/371 esas ve 2020/40 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 21.09.2020 tarihinde Başkan …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Dosya kapsamı ve dosyada bulunan 08.12.2017 tarihli yakalama, üst arama, geçici muhafaza altına alma ve teslim tutanağı içeriğine göre hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan …’te uyuşturucu madde bulunması üzerine bu kişinin uyuşturucuyu belirttiği telefon numarasını kullanan şahıstan aldığını ve kendisini yakalatabileceğini söylemesi üzerine kolluk görevlilerince …’a belirtilen numara arattırılarak irtibat kurdurulmasından sonra olay yerine gelen sanık …’nin olay yerinden kaçan …, …, … ve … ile buluşup uyuşturucu alış verişi yapılacağı sırada kolluk görevlilerince müdahale edilip sanık …, …, … ve …’in yakalandığı, … isimli şahsın kaçtığı sanığın üst aramasında pantolonlarının sağ cebinde 2 adet şeffaf poşet içinde satışa hazır vaziyette eroinin ele geçirildiği olayda her ne kadar sayın çoğunluğun sanığın üzerinin aranması sırasında önleme arama kararı veya adli arama kararı veya Cumhuriyet savcılığından alınan arama emri bulunmadığından bu hususların araştırılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden dolayı bozulmasına karar vermiş ise de; olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamına göre olayda suç üstü halinin mevcut olduğu bu haliyle yapılan aramanın Polis ve Vazife Salahiyet Kanunu’nun 4/A maddesi ve Adli Arama Yönetmeliği’nin 8. Maddesinde belirtilen kaba üst araması şeklinde olduğu ve bu şekilde yapılan arama ile elde edilen uyuşturucu maddenin hukuka uygun şekilde elde edildiği kabul edileceğinden ve dosya kapsamına göre sanığın suçu sabit olduğundan temyiz başvurusunun esastan reddine karar verilmesi görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma düşüncesine katılmıyorum. 21.09.2020