YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6274
KARAR NO : 2020/6871
KARAR TARİHİ : 05.11.2020
Mahkeme : KOCAELİ 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Suç Tarihleri : 04/06/2013, 07/06/2013
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 18/06/2014 tarih ve 6545 sayılı Kanun’un 66. maddesi ile TCK’nın 188. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “beş yıldan onbeşyıla kadar” ibaresinin “on yıldan az olmamak üzere” şeklinde değiştirildiği ve CMK’nın 150. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sanığa atılı uyuşturucu madde ticareti suçunun zorunlu müdafi görevlendirmesi gerektirdiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28/04/2015 tarih, 2014/462 esas, 2015/135 karar ve 2014/848 esas, 2015/136 karar sayılı kararlarında da bahsedildiği üzere; gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden fazla kez esrar satın alınmasının, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir “alım-satım” söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3-“04/06/2013, 07/06/2013” olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında “2013” şeklinde yazılması,
4-İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı’nca alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 05/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.