Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6327 E. 2020/5067 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6327
KARAR NO : 2020/5067
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Mahkûmiyet; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2018 tarihli, 2018/4 esas ve 2018/35 sayılı kararı
2) Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 07/12/2018 tarih, 2018/706 esas ve 2018/1296 sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, ancak;
1- UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/189 esas sayılı dosyasında suç tarihleri 13.04.2017, 16.04.2017, 04.05.2017, 31.05.2017 ve iddianame tarihi 21.11.2017 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamasına devam edildiği, temyize konu dosyada ise sanığın 10.08.2017 tarihli eylemi nedeniyle 22.12.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu dava derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı yada onaylı fotokopisi temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilerek bu dosya içine konması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, TCK’nın 53. maddesinin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 07/12/2018 tarih, 2018/706 esas ve 2018/1296 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan , 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmesine, 07.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.