YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6352
KARAR NO : 2020/5068
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
Mahkeme : Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1) Mahkûmiyet;Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/10/2018 tarihli, 2017/268 esas ve 2018/528 sayılı kararı
2) Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25/04/2019 tarih, 2019/199 esas ve 2019/682 sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar …,…., …, … ve … hakkında)
3- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 25/04/2019 tarih, 2019/199 esas ve 2019/682 sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar …, …, … ve … hakkında)
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararların nitelikleri ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanığın Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünden gönderdiği 24/07/2019, 15/08/2019, 24/10/2019 ve 05/11/2019 havale tarihli dilekçelerindeki ” … cezamın onaylanmasını istiyorum…” şeklindeki temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olan beyanları ile sanık müdafii Av. …’ın vekaletnamesindeki temyiz isteminden vazgeçme yetkisine istinaden 25/10/2019 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeniyle hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B- Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınıp, sanıklar … ve … ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri temyiz sebeplerinin hükümlerin hukuki yönlerine ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Sanık … müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 696 sayılı KHK’nın 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf taleplerinin sanıklar …, … ve … hakkında esastan reddine, sanıklar … ve … hakkında düzeltilerek esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar … ve … ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar …, … ve … hakkındaki tahliye taleplerinin reddine,
C- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, ancak;
1- UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2018 tarih, 2017/408 esas ve 2018/30 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 07.10.2016 ve iddianame tarihi 17.10.2017 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, yargılaması yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 09.01.2020 tarih, 2018/4648 esas ve 2020/289 karar sayısı ile esastan reddine karar verilerek 09.01.2020 tarihinde kesinleştiği, yine sanık hakkında Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/112 esas sayılı dosyasında suç tarihi 24.09.2016 ve iddianame tarihi 08.02.2018 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamasına devam edildiği, temyize konu dosyada ise sanığın 18.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle 20.06.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen dosyaların aslı veya onaylı örneklerinin de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25/04/2019 tarih, 2019/199 esas ve 2019/682 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
D- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, ancak;
1- UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/112 esas sayılı dosyasında suç tarihi 24.09.2016 ve iddianame tarihi 08.02.2018 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamasına devam edildiği, temyize konu dosyada ise sanığın 18.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle 20.06.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, söz konusu dava derdest ise aralarındaki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın aslı yada onaylı fotokopisi temyiz denetimine olanak verecek şekilde getirtilerek bu dosya içine konması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerinin tek suç veya iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25/04/2019 tarih, 2019/199 esas ve 2019/682 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
E- Sanık … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenin dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, ancak;
1- UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarih, 2017/177 esas ve 2018/108 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 01.02.2017 ve iddianame tarihi 11.04.2017 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle, yargılaması yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.07.2018 tarih, 2018/1369 esas ve 2018/1672 sayılı kararı ile düzeltilerek esastan reddine karar verildiği ve temyiz istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/72369 esas sırasında kaydedildiği, temyize konu dosyada ise sanığın 18.05.2016 tarihli eylemi nedeniyle 20.06.2017 tarihli iddianamesi ile kamu davasının açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, adı geçen dosyanın aslı veya onaylı örneğinin de bu dosya içine konularak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasıyla ilgili olarak 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25/04/2019 tarih, 2019/199 esas ve 2019/682 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 07.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.