Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6436 E. 2020/3581 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6436
KARAR NO : 2020/3581
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nce 09/01/2018 tarihinde verilen 2009/332 esas ve 2009/540 sayılı kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 02/01/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık hakkında Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24/06/2009 tarihli, 2009/1857 soruşturma, 2009/645 esas ve 2009/268 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Yozgat Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/11/2009 tarihli, 2009/332 esas ve 2009/540 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 13/11/2009 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
2-Yozgat Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 25/11/2010 tarihli ve 2009/140 DS sayılı yazısı ile, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirildiği,
3-Sanığın adli sicil kaydının silinmesi talebi üzerine, Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin kanun yararına bozma istemine konu 09/01/2018 tarihli ve 2009/332 esas, 2009/540 sayılı ek kararı ile davanın düşmesine karar verildiği, kararın 11/01/2018 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/11/2009 tarihli ve 2009/332 esas, 2009/540 sayılı kararının infazını müteakip; sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine dair Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 09/01/2018 tarihli ve 2010/332 esas, 2009/540 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Sanık hakkında verilen 09/01/2018 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/7. maddesi uyarınca, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine riayet ettiğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 09/01/2018 tarihli ve 2010/332 esas, 2009/540 sayılı ek kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi ve Karar :
Sanık …’ın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 05/11/2009 tarihli ve 2009/332 esas, 2009/540 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın infazını takiben Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 09/01/2018 tarihli ve 2010/332 esas, 2009/540 sayılı ek kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre;
1- Sanık hakkında verilen 09/01/2018 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde yapılan değişiklikler karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve lehe olan sonucun esas alınması gerektiği gözetilmeden bu nitelikte bir karşılaştırma yapılmadan karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince hapis cezasıyla birlikte aynı kanunun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Yozgat (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi’nin 09/01/2018 tarihli ve 2009/332 esas, 2009/540 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. Maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
16/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.