YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6437
KARAR NO : 2020/3582
KARAR TARİHİ : 16.09.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2017 tarihli ve 2017/30 Değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 06/01/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 01/08/2014 tarihli eylemi nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21/09/2014 tarihli ve 2014/72274 soruşturma, 2014/298825 esas, 2014/1559 sayılı iddianamesi ile İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, yine şüphelinin 07/08/2014 tarihli eylemi nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18/08/2014 tarihli ve 2014/69267 soruşturma, 2014/27513 esas, 2014/1407 sayılı iddianamesi ile İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 01/10/2014 tarihli, 2014/254 esas ve 2014/425 sayılı kararı ile her iki davanın birleştirilmesine karar verildiği,
2-İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/10/2014 tarihli 2014/206 esas ve 2014/82 sayılı kararı ile, sanığın eylemi “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” olarak kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca sanığın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/8-a maddesi hükmü nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, bir yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 31/10/2014 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,
3- Sanığın 08/11/2016 tarihinde işlediği “hırsızlık ve mala zarar verme” suçları nedeniyle İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 28/12/2016 tarihli 2016/829 esas ve 2016/871 sayılı kararı ile TCK’nın 142/2-h, 143, 35/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ve TCK’nın 151/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 14/02/2017 tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği,
4-İhbar üzerine İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2017 tarihli 2014/206 esas ve 2014/82 sayılı ek kararı ile; duruşma açılmaksızın dosya üzerinden, deneme süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığı gerekçesiyle koşulları oluşmadığından “hükmün açıklanmasına yer olmadığına” karar verildiği,
5-Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine, itirazı inceleyen mercii İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2017 tarihli ve 2017/30 değişik iş sayılı kararı ile itirazın kabulüne, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2017 tarihli ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği,
6-İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 03/04/2017 tarihinde İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2017 tarihli 2017/30 Değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talep edildiği ancak Adalet Bakanlığı’nca kanun yararına bozma yoluna gidilmediği,
7-Bu kez sanığın 11/07/2015 tarihinde işlediği “eşe karşı yaralama” suçu nedeniyle İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02/03/2017 tarihli 2015/753 esas ve 2017/158 sayılı kararı ile TCK’nın 86/2 ve 86/3-a. maddeleri gereğince 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 23/03/2017 tarihinde istinaf kararı ile kesinleştiği,
8-İhbar üzerine İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/04/2017 tarihli, 2014/206 esas ve 2014/82 sayılı ek kararı ile; duruşma açılmaksızın dosya üzerinden, deneme süresi içerisinde işlenen suçun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığı gerekçesiyle koşulları oluşmadığından “hükmün açıklanmasına yer olmadığına” karar verildiği,
9- Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine, itirazı inceleyen mercii İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29/05/2017 tarihli 2017/52 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine, kesin olarak karar verildiği,
10-Mercii İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2017 tarihli 2017/30 değişik iş sayılı itirazın kabulü kararı üzerine İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nce davanın 2017/325 esasa kaydedilerek duruşma açıldığı, çelişik kararlar çıkmaması yönünden ara kararı ile kanun yararına bozma yoluna gidilmesine karar verildiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/8-a maddesi delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/10/2014 tarihli ve 2014/206 esas, 2014/82 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresinde 08/11/2016 tarihinde işlediği hırsızlık ve mala zarar verme suçları nedeniyle yapılan ihbar üzerine yapılan yargılama sonunda, uyuşturucu kullanma veya bulundurma suçlarına özgü verilecek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının deneme süresi içerisinde yine aynı suçun işlenmesi halinde ihlal nedeni sayılacağından bahisle hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13/03/2017 tarihli ve 2014/206 esas, 2014/82 sayılı ek kararına karşı Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair mercii İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2017 tarihli ve 2017/30 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/10/2014 tarihli 2014/206 esas ve 2014/82 sayılı kararı ile, sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/8. maddesi uyarınca, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesindeki koşullar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durum karşısında sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesine tabi olmadığı, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, aynı Kanun’un 191/8. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra deneme süresinde işlenen suçun ancak yine “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu olması halinde hükmün açıklanabileceği; dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde yer alan; “a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması…” hallerinde hükmün açıklanmasına karar verileceği gözetilmeksizin, itirazın reddine yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2017 tarihli ve 2017/30 değişik iş sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık hakkında, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/10/2014 tarihli 2014/206 esas ve 2014/82 sayılı kararı ile, sanığın eyleminin “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu değil “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma”suçunu oluşturduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/8.maddesindeki düzenleme uyarınca,5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231. maddesindeki koşullar aranmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durum karşısında sanık hakkında verilen hükmün açıklanması koşullarının da 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231.maddesine tabi olmadığı, “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, TCK’nın 191/8. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinden sonra deneme süresinde işlenen suçun ancak yine “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu olması halinde hükmün açıklanabileceği, 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde yer alan;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması…” hallerinde hükmün açıklanmasına karar verilebileceği,
Somut olayda, denetim süresi içerisinde işlenen suçun “hırsızlık ve mala zarar verme” suçu olduğu, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olmadığı anlaşıldığından, hükmün açıklanmasına yer olmadığına ilişkin mahkeme kararının kanuna uygun olduğu gözetilmeden mercii tarafından itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar: Açıklanan nedenlere göre;
Mercii tarafından itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30/03/2017 tarihli ve 2017/30 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
16/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.