Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6439 E. 2020/3584 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6439
KARAR NO : 2020/3584
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve 2018/111 esas, 2019/246 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 06/01/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında, 06/11/2017 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2018 tarihli, 2017/110818 soruşturma, 2018/ 6662 esas ve 2018/ 989 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3-4- a, 53, 54, 55 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı,
2- Yapılan yargılama sonucunda kanun yararına bozma istemine konu Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli, 2018/111 esas ve 2019/246 sayılı kararı ile; sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, ayrıca sabıkalı olduğu gerekçesiyle “takdiren sanık hakkında CMK’nın 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına” karar verildiği, kararın 21/05/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve 2018/111 esas, 2019/246 sayılı kararını kapsayan dosya sûreti incelendi.
Dosya aslı diğer sanık tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğinden, dosya sûreti üzerinden yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesinin; “Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklinde olduğu,
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20/02/2018 tarihli ve 2018/6662 esas sayılı iddianamesi ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı kamu davasının açıldığı, ancak yapılan yargılama neticesinde sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğundan bahisle mahkûmiyetine karar verildiği, her ne kadar sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verildiği ve sabıkası bulunduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve 2018/111 esas, 2019/246 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve 2018/111 esas, 2019/246 sayılı kararı ile sanığın eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de;
Dosya aslı, dosyanın diğer sanığı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiğinden, dosya sûreti üzerinden yapılan incelemede,
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/8. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b)190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanuni bir zorunluluk olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlere göre; Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/04/2019 tarihli ve 2018/111 esas, 2019/246 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
16/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.