Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6444 E. 2020/4121 K. 23.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6444
KARAR NO : 2020/4121
KARAR TARİHİ : 23.09.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/03/2019 tarihli, 2018/344 esas ve 2019/581 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 30/01/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 23/10/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda, 08/12/2016 tarihli, 2016/21517 soruşturma ve 2016/587 sayılı karar ile; beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 14/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 08/12/2016 tarihinde infazı için Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderildiği,
2-Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce infaz işlemlerine başlandığı, denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edildiği sırada şüphelinin 15/01/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemle de tespit edildiği,
3-Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca erteleme kararı kaldırılarak, şüphelinin 23/10/2016 ve 15/01/2018 tarihli eylemlerine ilişkin her iki soruşturma evrakı birleştirilerek 27/02/2018 tarihli, 2016/21517 soruşturma, 2018/1253 esas ve 2018/892 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ne kamu davası açıldığı,
4-Kanun yararına bozma istemine konu Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/03/2019 tarihli, 2018/344 esas ve 2019/581 sayılı kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 14/12/2016 tarihinde tebliğ edildiği, kararın infazı için 08/12/2016 tarihinde Malatya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderildiği, bu suretle sanığa itiraz hakkı tanınmadan ve itiraz süresi dolmadan tedbirin infazına başlandığı gerekçesiyle sanığın atılı suçtan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verildiği, kararın 12/04/2019 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 08/12/2016 tarihli ve 2016/21517 soruşturma, 2016/587 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın erteleme süresi zarfında aynı suçu yeniden işlemesi nedeniyle, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/02/2018 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde adı geçen sanığın beraatine dair Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/03/2019 tarihli ve 2018/344 esas, 2019/581 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.” şeklindeki, 191/3. maddesinde “Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.” ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesinde yer alan, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,…hallerinde verilir.” şeklindeki düzenlemelere yer verildiği;
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 22/10/2018 tarihli ve 2018/5024 esas, 2018/7246 karar sayılı ilamında; “…Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye tebliğ edilmesi beklenmeden denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin infazına başlanmış olmasının da bu duruma bir etkisi olmayacağı, zira şüphelinin kuruma müracaat etmesi üzerine hakkında uygulanan tedbir ve tedaviden haberdar olduğu ve hiçbir aşamada itiraz etmeyerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazını tamamlamış olduğu, anlaşıldığından…” şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemesince sanık hakkında daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara yönelik itiraz süresi dolmadan denetime başlanması sebebiyle denetim süresinin başlamayacağından bahisle beraat kararı verilmiş ise de, adı geçen şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı yapılan soruşturma sonunda Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 08/12/2016 tarihli ve 2016/21517 soruşturma, 2016/587 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın tebliği sonrasında sanığın tüm aşamalarda karara yönelik bir itirazının bulunmadığı gibi denetimli serbestlik tedbirine devam ettiğinin anlaşıldığı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra 5 yıllık erteleme süresi içerisinde 15/01/2018 tarihinde adı geçen sanığın yeniden uyuşturucu madde kullandığının tespit edilmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191/4-b,c maddesinde yer alan emredici hüküm nedeniyle kamu davası açılması karşısında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karara yönelik itiraz süresi dolmadan denetime başlanması sebebiyle denetim süresinin başlamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesinde,
2- Kabule göre de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.”, 191/3. maddesinde “Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.” ve 191/4-a maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,…hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklinde düzenlemeler yer aldığı, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki hükme nazaran, Mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda, (Kapatılan) Yargıtay 20. Ceza Dairesi’nin 14/09/2015 tarihli ve 2015/8259 esas, 2015/3572 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümle maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/03/2019 tarihli ve 2018/344 esas, 2019/581 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İncelenen dosya içeriğine göre;
1-Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen ve 14/12/2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek itiraz edilmeksizin kesinleşen 08/12/2016 tarihli, 2016/21517 soruşturma ve 2016/587 sayılı beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüphelinin bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın infazı aşamasında, şüphelinin 15/01/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemle de tespit edildiği, şüphelinin beş yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, “Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında … beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.” ve 191/4. fıkrasında yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” ve anılan maddenin 5. fıkrasındaki, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki, yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a maddesinde yer alan, “Beraat kararı; a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,…hallerinde verilir.” şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, sanığın kendisine tebliğ olunan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra 5 yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullanması nedeniyle, hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 191.maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde yer alan emredici hüküm nedeniyle kamu davası açıldığı anlaşıldığından, mahkemece kamu davasında yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi kanuna aykırı olduğu gibi;
Kabule göre de;
2-5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesindeki; “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklindeki düzenlemeler ile hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilerek, şüpheli hakkında geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi, denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi de kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, sanığın kendisine tebliğ olunan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra 5 yıllık erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması ve uyuşturucu madde kullanması nedeniyle, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 4. fıkrasının (b) ve (c) bendlerinde yer alan emredici hüküm nedeniyle kamu davası açıldığı anlaşıldığından, mahkemece kamu davasında yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle,
Sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra erteleme süresi içerisinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu ve uyuşturucu madde kullandığı iddiasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin 4. fıkrasının b) ve c) bendleri uyarınca açılan kamu davasında, yargılamaya devam edilerek esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Malatya 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/03/2019 tarihli ve 2018/344 esas, 2019/581 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
23/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.