Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6462 E. 2020/4615 K. 30.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6462
KARAR NO : 2020/4615
KARAR TARİHİ : 30.09.2020

Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/07/2019 tarihli, 2019/346 esas ve 2019/1283 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 18/02/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında 22/11/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 30/01/2019 tarihli, 2019/3880 soruşturma, 2019/1493 esas ve 2019/1233 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, yükümlülüklerini ihlalde ısrar etmesi nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı, davanın Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/1864 esas sayılı dosyasında derdest olduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi gereğince yeniden erteleme kararı verilemeyeceğinin belirtildiği,
2- Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16/07/2019 tarihli, 2019/346 esas ve 2019/1283 sayılı kararı ile; “Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2016/1864 esas, 2017/1605 sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği” gerekçesi ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, sanığın 22/11/2018 tarihli eylemi nedeniyle TCK’nın 191/2. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği hususunda gereğinin takdiri ve ifası için dosyanın onaylı bir örneğinin Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği,
3-Sanığın daha önce 05/11/2015 tarihinde uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine yapılan soruşturmada, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2015 tarihli, 2015/38291 soruşturma ve 2015/735 sayılı kararı ile, beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlülük ihlalinde ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 09/12/2016 tarihli, 2015/38291 soruşturma, 2016/11802 esas ve 2016/9842 sayılı iddianamesi ile Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarihli ve 2016/1864 esas, 2017/1605 sayılı kararı ile sanığın beraatine karar verildiği ve beraat kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/12/2015 tarihli ve 2015/38291 soruşturma, 2015/735 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 22/11/2018 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işleyerek denetimi ihlal ettiği gerekçesiyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2019 tarihli ve 2019/3880 soruşturma, 2019/1493 esas, 2019/1233 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2019 tarihli ve 2019/346 esas ve 2019/1283 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Adı geçen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın denetimi ihlal ettiği ve bu nedenle sanık hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, ancak mahkemece, sanığın davaya konu 22/11/2018 tarihli eyleminin ilk eylem olduğundan bahisle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve sanığın 22/11/2018 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 192/2. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilemeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın onaylı bir örneğinin Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de,
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2019 tarihli ve 2019/346 esas ve 2019/1283 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
İncelenen dosya içeriğine göre;
Şüpheli … hakkında 22/11/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda;“Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca daha önce 05/11/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 17/12/2015 tarihli ve 2015/38291 soruşturma, 2015/735 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında yükümlülüklerini ihlalde ısrar etmesi nedeniyle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi uyarınca şüpheli hakkında yeniden erteleme kararı verilemeyeceği” gerekçesiyle Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 30/01/2019 tarihli ve 2019/3880 soruşturma, 2019/1493 esas, 2019/1233 sayılı iddianamesiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2019 tarihli ve 2019/346 esas ve 2019/1283 sayılı kararı ile, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verildiği anlaşılmıştır.
Adı geçen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında sanığın denetimi ihlal ettiği ve bu nedenle sanık hakkında aynı Kanun’un 191/4-a maddesi uyarınca kamu davası açıldığı, ancak mahkemece beraat kararı verildiği, bu nedenle sanığın davaya konu 22/11/2018 tarihli eyleminin ilk eylem olduğu gerekçesiyle sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve sanığın 22/11/2018 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 192/2. maddesi gereğince kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilemeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın onaylı bir örneğinin Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmiş ise de;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar:
Açıklanan nedenlerle,
Sanık hakkında açılan kamu davasında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Eskişehir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2019 tarihli ve 2019/346 esas ve 2019/1283 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının ( c ) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
30/09/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.