YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6464
KARAR NO : 2020/5034
KARAR TARİHİ : 07.10.2020
Adalet Bakanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkında İstanbul (Kapatılan)21. Sulh Ceza Mahkemesince 14/12/2018 tarihinde verilen 2010/1126 esas ve 2010/1359 sayılı kamu davasının düşmesine ilişkin ek kararın kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 19/02/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
İncelenen dosyadan;
1-Sanık hakkında Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 13/07/2010 tarihli, 2009/23061 soruşturma, 2010/6329 esas ve 2010/3743 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/09/2010 tarihli, 2010/1126 esas ve 2010/1359 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 6, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2 maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 01/11/2010 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,
2-İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 01/08/2018 tarihli ve 2017/3530 DS sayılı yazısı ile, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının tamamlandığının bildirilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/08/2018 tarihinde yerine getirme fişi düzenlendiği,
3-Sanığın 14/12/2018 tarihli dilekçesi ile mahkemeden talepte bulunması üzerine kanun yararına bozma istemine konu İstanbul (Kapatılan) 21. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli, 2010/1126 esas ve 2010/1359 sayılı ek kararı ile tedbirin gereklerine uygun davrandığı gerekçesi ile davanın düşmesine karar verildiği, kararın 26/12/2018 tarihinde kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında,
“Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 191/6. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 30/09/2010 tarihli ve 2010/1126 esas, 2010/1359 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığından bahisle kamu davasının düşürülmesine ilişkin İstanbul (Kapatılan) 21. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli ve 2010/1126 esas, 2010/1359 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre,
1- Sanık hakkında verilen 14/12/2018 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde değişiklik yapıldığı cihetle, sanığın hukukî durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Kanun’un 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğundan bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul (Kapatılan) 21. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli ve 2010/1126 esas, 2010/1359 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi ve Karar :
Sanık …’ın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 30/09/2010 tarihli ve 2010/1126 esas, 2010/1359 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 191/6. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın infazını takiben İstanbul (Kapatılan) 21. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli ve 2010/1126 esas, 2010/1359 sayılı ek kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davrandığı gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına gore;
1- Sanık hakkında verilen 14/12/2018 tarihli düşme kararından önce, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 191. maddesinde yapılan değişiklikler karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- 5237 sayılı Kanun’un 191/1. maddesi gereğince adli para cezasıyla birlikte aynı kanunun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen sanık hakkında 191/7. maddesi uyarınca, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkum olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi düzenlenmesi gerektiği, dosyada İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/08/2018 tarihinde yerine getirme fişinin düzenlendiği de gözetilmeden, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyduğu gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; İstanbul (Kapatılan) 21. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli ve 2010/1126 esas, 2010/1359 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
07/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.