Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6468 E. 2020/5037 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6468
KARAR NO : 2020/5037
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

Adalet Bakanlığı’nın 13/02/2020 tarih ve 94660652-105-07-3368-2019–KYB sayılı yazısı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından hükümlü … hakkında Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/10/2018 tarihli ve 2018/506 esas, 2018/ 517 sayılı kararı ile Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2018 tarihli ve 2018/527 esas, 2018/936 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25/02/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyaların Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosyalar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık … hakkında, 22/03/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2018 tarihli, 2018/ 45188 soruşturma, 2018/14752 esas ve 2018/ 12109 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12/11/2018 tarihli, 2018/527 esas ve 2018/936 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 22/11/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
2- Sanık … hakkında, 25/04/2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01/06/2018 tarihli, 2018/45238 soruşturma, 2018/14464 esas ve 2018/11883 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 25/10/2018 tarihli, 2018/506 esas ve 2018/577 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 07/11/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
anlaşılmıştır.
B-) Kanun yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbarnamede;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62/1-2. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/506 esas, 2018/577 sayılı kararı ile aynı suçtan sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2018 tarihli ve 2018/527 esas, 2018/936 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
Somut olayda sanık hakkında düzenlenen 22/03/2018 suç tarihli Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/06/2018 tarihli ve 2018/12109 sayılı iddianamesi üzerine Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/527 esas sayılı dosyasında kamu davası açılmasını takiben, bu kez 25/04/2018 suç tarihli Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 01/06/2018 tarihli ve 2018/11883 sayılı iddianame ile Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/506 esas sayılı dosyasında kamu davası açılmasını müteakip, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi ve Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılamalar neticesinde sanık hakkında anılan suçlara ilişkin ayrı ayrı hüküm kurulduğunun anlaşıldığı,
Dosya kapsamına göre, Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/527 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 22/03/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 04/06/2018 olduğu, Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/506 esas sayılı dosyasında suç tarihinin 25/04/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 01/06/2018 olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/10/2018 tarihli ve 2018/506 esas, 2018/517 sayılı kararı ile Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2018 tarihli ve 2018/527 esas, 2018/936 sayılı kararının bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanığın, 22/03/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 04/06/2018 tarihli iddianame ile, 25/04/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle ise 01/06/2018 tarihli iddianame ile ayrı ayrı kamu davası açıldığı, sanığın ilk eylemi nedeniyle henüz dava açılmadan önce, 25/04/2018 tarihinde sanıkta yine kullanmak için bulundurduğu uyuşturucu madde ele geçirildiği anlaşılmaktadır. İki suç arasında hukuksal kesinti bulunmamaktadır. Sanık her iki suçu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlemiştir. Başka bir anlatımla zincirleme suç oluşmuştur. Zincirleme suç söz konusu olduğunda, TCK’nın 43. maddesi uyarınca, daha ağır sonuç doğuran suçtan hüküm kurulması ve diğer suç nedeniyle ise cezanın artırılması gerekir.
Somut olayda, zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulması kanuna aykırıdır.
Açıklanan nedenlere göre;
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 22/03/2018 ve 25/04/2018 tarihlerinde iki kez “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlediği ve bunların “zincirleme suç oluşturduğu” anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet kararı verilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D-)Karar :
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında 22/03/2018 ve 25/04/2018 tarihlerinde iki kez “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu işlediği ve bunların “zincirleme suç oluşturduğu” anlaşıldığından, davaların birleştirilmesine karar verilerek, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2018 tarihli ve 2018/506 esas, 2018/ 517 sayılı kararı ile Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/11/2018 tarihli ve 2018/527 esas, 2018/936 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
07/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.