YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7294
KARAR NO : 2020/5553
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
Adalet Bakanlığı’nın 17/07/2019 tarih ve 94660652-105-16-5631-2019–Kyb sayılı yazısı ile, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/876 esas ve 2019/124 sayılı kararının kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03/08/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyaların Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosyalar incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-)Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli hakkında, 03/11/2016 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” eylemi nedeni ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda 17/05/2017 tarihli, 2016/82536 soruşturma ve 2017/410 sayılı karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiği ve 19/06/2017 tarihinde infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne şüphelinin 19/06/2017 tarihinde başvurması üzerine infaz işlemlerine başlandığı, 19/06/2017 tarihinde Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, Bursa Devlet Hastanesinin 21/07/2017 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının bildirildiği, denetim planı hazırlandığı, 27/09/2017 tarihli 1. bireysel görüşmesine ve aynı tarihli 1. vaka sorumlusu görüşmesine, 18/10/2017 tarihli 2. bireysel görüşmesine ve aynı tarihli 2. vaka sorumlusu görüşmesine, 08/11/2017 tarihli 3. bireysel görüşmesine ve aynı tarihli 3. vaka sorumlusu görüşmesine ve 25/12/2017 tarihli 4. vaka sorumlusu görüşmesine katıldığı, 08/01/2018 tarihli 5. vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli grup/seminer çalışmasına katılmaması üzerine uyarılmasına karar verildiği, 17/01/2018 tarihli uyarı yazısının 22/01/2018 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra 05/02/2018 tarihli 6. vaka sorumlusu görüşmesine, 05/03/2018 tarihli 7. vaka sorumlusu görüşmesine, 02/04/2018 tarihli 8. vaka sorumlusu görüşmesine katıldığı, 10/05/2018 tarihli grup/seminer çalışmasına katılmaması üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 15/05/2018 tarihli kararı ile yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kaydın kapatılmasına karar verildiği, kapatma kararının tebliğe çıkarıldığı, ancak tebligatın iade edildiği, dosyanın 23/05/2018 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak 24/09/2018 tarihli, 2016/82536 soruşturma, 2018/22974 esas ve 2018/17644 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
4- Kanun yararına bozma istemine konu Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli 2018/876 esas ve 2019/124 sayılı kararı ile; ihlal nedeniyle dosya kapatma kararının sanığa tebliğ edilmemesi nedeniyle ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın durmasına karar verildiği, kararın 21/03/2019 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-)Kanun yararına Bozma İstemi:
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17/05/2017 tarihli ve 2016/82536 soruşturma, 2017/410 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, yapılan yargılama sonucunda ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle kamu davasının durmasına ilişkin Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/876 esas, 2019/124 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Her ne kadar Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesince, “….sanığın yükümlülüklerine aykırı davranması ndeniyle infaz dosyasının kapatılmasına 15/5/2018 tarih ve 2018/7649 sayılı karar ile karar verilmiş, 23/05/2018 tarih ve 2017/2118 sayılı İhlal yazısı ise sanığa tebliğe çıkarılmış ancak bu karar sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği bu haliyle dava şartı olan ısrar durumunun sanık bakımından gerçekleşmediği…” şeklinde gerekçe ile durma kararı verildiği anlaşılmış ise de;
Dosya kapsamına göre,
Şüpheli hakkında, 03/11/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 17/05/2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği,
Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesine uyarak 19/06/2017 tarihinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ettiği ve kendisine burada yazılı olarak yükümlülüklerinin tebliğ edildiği ve yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağının ihtar edildiği,
Ancak 06/09/2017 tarihli denetim planında belirtilen yükümlülüklerinin infazı esnasında şüphelinin 08/01/2018 tarihli grup/seminer çalışmasına katılmayarak yükümlülük ihlalinde bulunduğundan bahisle meşruhatlı uyarı müzekkeresinin elden 22/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, Yapılan bu uyarıya rağmen şüphelinin 10/05/2018 tarihinde tekrar yükümlülüklerine aykırı davranması üzerine davasının ertelenmesi kararı kaldırılarak, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davası açıldığı,
5271 sayılı Kanun’un 191/4. maddesinde yer alan, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki,
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 5/1. maddesinde yer alan, “(1) Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır.” şeklindeki,
Yine aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde yer alan, “(1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya kanunda yazılı hallerde komisyonun önerisi üzerine ilgili hâkim
tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde yeni bir ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılarak gereği için mahkemeye gönderileceği yükümlüye ihtar edilir.” şeklindeki düzenlemeler ile anılan Yönetmeliğin “Kaydın kapatılması” başlıklı 47. maddesinde yer alan; “(1) Denetimli serbestlik yükümlülüğünün; a) Usulüne uygun tebligata rağmen yerine getirilmesine başlanmaması, b) Uyarılara rağmen ihlal edilmesi, c) Mahkeme tarafından kaldırılması, ç) İnfaz edilmesi, halinde kayıt kapatılarak durum Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla mahkemeye bildirilir. (2) Tedbir veya yükümlülüğün infazının tamamlanması ya da yükümlülüğün herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, ilgili kurum ya da kuruluştan yükümlüyle ilgili yapılan işlemlere dair belgelerin gönderilmesi istenir. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazının tamamlanması veya ihlal nedeniyle dosyanın kapatılması yükümlüye tebliğ edilerek ilgili mahkemeye itiraz hakkı olduğu bildirilir.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığın yükümlülük ihlalinde bulunması nedeniyle Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonun 15/05/2018 tarihli ve 2018/7649 İİDK sayılı kararı ile anılan Yönetmeliğin 44. maddesi gereğince dosyanın kapatılmasına karar verildiği, verilen karara yönelik aynı Yönetmeliğin 47/3. maddesi gereğince sanığın itiraz hakkının bulunduğu anlaşılmakta ise de, hakkında denetimli serbestlik kararı uygulanan sanık hakkında kamu davası açılabilmesi için 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesi gereğince kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesinin gerektiği, ilgili mevzuat kapsamında ihlal nedeniyle dosya kapatma kararının tebliğ edilmemesinin sanık hakkında dava açılmasına engel olmadığı, 2 defa yükümlülüklerini ihlal ettiği görülen sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada “kovuşturma şartı” olan “ısrar koşulu”nun gerçekleştiği anlaşıldığından, yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/876 esas, 2019/124 sayılı kararının bozulması
istenilmiştir.
C-)Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli … hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca, 17/05/2017 tarihli ve 2016/82536 soruşturma, 2017/410 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine, kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/876 esas, 2019/124 sayılı kararı ile; “….sanığın yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle infaz dosyasının kapatılmasına 15/05/2018 tarih ve 2018/7649 sayılı karar ile karar verildiği, 23/05/2018 tarih ve 2017/2118 sayılı ihlal yazısının sanığa tebliğe çıkarıldığı ancak bu kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu haliyle dava şartı olan ısrar durumunun sanık bakımından gerçekleşmediği…” şeklindeki gerekçe ile kamu davasının durmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün verdiği “ihlal nedeniyle dosya kapatma kararının” tebliğ edilmemesinin sanık hakkında dava açılmasına engel olmadığı anlaşıldığından,mahkemenin “23/05/2018 tarih ve 2017/2118 sayılı ihlal yazısının sanığa tebliğe çıkarıldığı ancak bu kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu haliyle dava şartı olan ısrar durumunun sanık bakımından gerçekleşmediği…” şeklindeki gerekçesi yerinde değil ise de;
Dosya kapsamına göre,
Şüpheli hakkında, 03/11/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 17/05/2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ayrıca “yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması” halinde erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılacağı hususunun ihtar edilmesine karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiği ve 19/06/2017 tarihinde infazı için Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne şüphelinin 19/06/2017 tarihinde kendiliğinden başvurması üzerine infaz işlemlerine başlandığı, 19/06/2017 tarihinde Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, Bursa Devlet Hastanesinin 21/07/2017 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının bildirildiği, denetim planı hazırlandığı, 27/09/2017 tarihli 1. bireysel görüşmesine ve aynı tarihli 1. vaka sorumlusu görüşmesine, 18/10/2017 tarihli 2. bireysel görüşmesine ve aynı tarihli 2. vaka sorumlusu görüşmesine, 08/11/2017 tarihli 3. bireysel görüşmesine ve aynı tarihli 3. vaka sorumlusu görüşmesine ve 25/12/2017 tarihli 4. vaka sorumlusu görüşmesine katıldığı, 08/01/2018 tarihli 5. vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli grup/seminer çalışmasına katılmaması üzerine uyarılmasına karar verildiği, 17/01/2018 tarihli uyarı yazısının 22/01/2018 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, uyarılmasından sonra 05/02/2018 tarihli 6. vaka sorumlusu görüşmesine, 05/03/2018 tarihli 7. vaka sorumlusu görüşmesine, 02/04/2018 tarihli 8. vaka sorumlusu görüşmesine katıldığı, 10/05/2018 tarihli grup/seminer çalışmasına katılmaması üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 15/05/2018 tarihli kararı ile yükümlülüklerine uymamakta ısrar etmesi nedeniyle kaydın kapatılmasına karar verildiği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca erteleme kararı kaldırılarak 24/09/2018 tarihli, 2016/82536 soruşturma, 2018/22974 esas ve 2018/17644 sayılı iddianame ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmakla; sanığın Cumhuriyet savcılığına ve denetimli serbestlik müdürlüğüne kendiliğinden başvurarak tedbirin infazına başlamak istediğini beyan ettiği, dört farklı tarihteki bireysel görüşmelerine ve vaka sorumlusu görüşmelerine katıldığı, uyarılmasından sonra da üç farklı tarihteki vaka sorumlusu ile olan görüşmesine katıldığı, yükümlülüklerini yerine getirme iradesi ile davrandığını beyan ettiği dikkate alındığında, hükümlünün yükümlülük ihlalinde ısrar iradesinden ve denetimli serbestlik kapsamında belirlenen yükümlülüğünü ikinci kez ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle ısrar koşulunun oluşmadığı, mahkemece durma kararı verilerek tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazının beklenilmesi gerektiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen gerekçe ile verilen durma kararı sonuç itibariyle kanuna uygun olup kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
D-)Karar :
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2019 tarihli ve 2018/876 esas, 2019/124 sayılı kararına yönelik yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE; dosyanın Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,
14/10/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.