Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/7341 E. 2020/7427 K. 12.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7341
KARAR NO : 2020/7427
KARAR TARİHİ : 12.11.2020

Mahkeme : ANTALYA 20. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 25/06/2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının 26/09/2013 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre sanığın mernis adresi olan Mevlana Halit Mah. Emek Cad. No: 108 İç Kapı No: 4 Bağlar/Diyarbakır adresine yapılan tebligat üzerine kesinleştirildiği, belirtilen tarihe kadar sanığın bilinen son adresinin 11/03/2013 tarihli talimat duruşmasında beyan ettiği Cebesoy Caddesi Galahan Aapt. Kat:3 No:14 Merkez/Antalya olduğu, Tebligat Kanunu’nun 10/1-2. madde ve fıkralarında yer alan “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında; muhatabın en son beyan ettiği adresine yapılmayan tebligatın usulsüz olduğu ve 25/06/2013 tarihli kararın kesinleşmediği anlaşıldığından; kesinleşmeyen karara ilişkin verilen sonraki karar ve işlemlerin hukuken geçersiz ve yok hükmünde olduğu; sanığın 13/02/2015 tarihli temyiz dilekçesinin Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 25/06/2013 tarih, 2012/867 esas ve 2013/580 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 karar sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrasının hüküm tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı kanun ile değişik hali gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tebdiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 12/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.