Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/7712 E. 2020/8207 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7712
KARAR NO : 2020/8207
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

Mahkeme : BAKIRKÖY 42. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Sanığın yokluğunda verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın bildirdiği en son adres ve aynı zamanda MERNİS adresi olan “Güven Mahallesi, İnönü Caddesi, NO:60/1/10 Güngören İstanbul” sayılı adrese MERNİS şerhi düşülerek tebliğe çıkarıldığı, belirtilen kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğ edilip, haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı anlaşılmış olup; 7201 sayılı Tebligat Kanunun’un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunun’un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından çıkarılacak tebligata Tebligat Kanunun’un 23/1-8 ve Tebligat Kanunun’un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 11/03/2014 tarihli, 2014/345 esas, 2014/284 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararının sanığın bildirdiği son adres ile aynı olan MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanun’unun 21/2. maddesi gereği tebliğ edildiği, dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği, buna bağlı olarak mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın 19/02/2015 havale tarihli temyiz başvurusunun 11/03/2014 tarih, 2014/345 esas, 2014/284 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararına yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun’la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, bu suçla ilgili olarak kararın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 25.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.