YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/781
KARAR NO : 2020/6412
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
Adalet Bakanlığının, 25/02/2020 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki kamu davasının durmasına dair İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/530 esas, 2018/251 sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 28/02/2020 tarihli yazı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Sanık hakkında, 10/03/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 14/04/2016 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda usulüne uygun olarak itiraz hakkı gösterilerek 03/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği,
Ancak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30/08/2016 tarihli yazısıyla, sanığın tedbirin infazına başlaması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğine rağmen kuruma müracaat etmeyerek yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak 03/11/2016 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/02/2017 tarihli ve 2016/532 esas, 2017/103 sayılı kararıyla, “Sanığın uyuşturucu kullandığına ilişkin kabulü ve İstanbul Emniyeti Polis Kriminal Laboratuvarının 11/03/2016 gün 225 sayılı rapora göre aşağıdaki şekilde cezalandırılmasına, hakkında erteleme kararı uygulanmasına karar vermek gerekmiştir” şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında “TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 14/03/2017 tarihinde kesinleştiği,
Ancak, Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26/09/2018 tarihli yazısıyla, sanığın Mahkemece hükmedilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin tedbirin infazına başlaması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğine rağmen kuruma müracaat etmeyerek yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirildiği,
Bu bildirim üzerine yargılamaya devam edildiği, ancak İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/641 esas, 2018/767 sayılı kararıyla “ısrar şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle “davanın reddine” karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 20/12/2018 tarihinde kesinleştiği,
2- Sanığın henüz ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı tebliğ edilip kesinleşmeden 23/04/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı da 29/06/2016 tarihinde TCK’nın 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararda usulüne uygun olarak itiraz hakkı gösterilerek 14/07/2016 tarihinde tebliğ edildiği,
Ancak Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 24/10/2016 tarihli yazısıyla, sanığın tedbirin infazına başlaması için gönderilen uyarılı ilk başvuru davetiyesi tebliğine rağmen kuruma müracaat etmeyerek yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararı kaldırılarak 14/11/2016 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Yapılan yargılama sonucunda İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2018 tarihli ve 2017/55 esas, 2018/141 sayılı kararıyla, “23/04/2016 tarihli eylemin 10/03/2016 tarihli ilk eyleme ilişkin 14/04/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir kovuşturma konusu olamayacağı” gerekçesiyle “davanın düşmesine” karar verildiği, hükmün yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 27/03/2018 tarihinde kesinleştiği,
3- Kanun yararına bozma talebine konu olan 02/05/2017 tarihli suç bakımından yapılan soruşturma sonucunda, TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 10/08/2017 tarihli iddianameyle kamu davası açıldığı,
Ancak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/530 esas, 2018/251 sayılı kararıyla, “dava şartı bulunmadığı” gerekçesiyle “davanın durmasına” karar verildiği, kararın yasa yolu incelemesinden geçmeksizin 14/06/2018 tarihinde kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, “Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 10/03/2016 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde kullanma suçu dolayısıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 14/04/2016 tarihli ve 2916/44651 soruşturma, 2016/1186 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme süresi zarfında sanığın yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesinden dolayı anılan Başsavcılık tarafından 03/11/2016 tarihli ve 2016/4461 soruşturma, 2016/38340 esas, 2016/30159 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı ve İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/532 esas sayılı dosyası üzerinden derdest olduğu, kezâ 23/04/2016 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanma suçu dolayısıyla da 29/06/2016 tarihli ve 2016/66276 soruşturma, 2016/1840 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme süresi zarfında sanığın yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesinden dolayı adı geçen Başsavcılık tarafından 14/11/2016 tarihli ve 2016/66276 soruşturma, 2016/39522 esas, 2016/31081 sayılı iddianame ile kamu davası açıldığı ve İstanbul 76. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/591 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamanın İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/55 esas sayılı dosyasına aktarıldığı, inceleme konusu dosyaya konu suç tarihinin ise 02/05/2017 olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesinde yer alan, “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” şeklindeki düzenleme uyarınca önceki suçlardan dolayı verilen 14/04/2016 ve 29/06/2016 tarihli erteleme kararlarını takiben, her iki dosyada da yükümlülük ihlâli nedeniyle dava açıldıktan sonra dosyaya konu suçun işlendiği cihetle, 5237 sayılı Kanun’un 191/6. maddesi gereğince atılı suçla ilgili olarak erteleme kararı verilmesinin mümkün olmadığı, sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, uyuşturucu kullandığını ikrar etmiş olması da nazara alınarak, yargılamaya devam olunarak esastan bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamı ile ilgisiz İstanbul Anadolu 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/55 esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan fiilin alkollü araç kullanma suçu olduğu gerekçesiyle durma kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek, İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/530 esas, 2018/251 sayılı kararının bozulması istenmiştir.
C) Konunun Değerlendirilmesi:
Her ne kadar sanık hakkında sadece 02/05/2017 tarihli suç bakımından “davanın durmasına” ilişkin İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/05/2018 tarihli ve 2017/530 esas, 2018/251 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulmuşsa da, sanığın hukuki durumunun belirlenebilmesi amacıyla, sanığın önceki tarihlerde işlediği iddia edilen, 10/03/2016 tarihli suç bakımından “ısrar şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle “davanın reddine” ilişkin İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/641 esas, 2018/767 sayılı kararına karşı ve 23/04/2016 tarihli suç bakımından “kamu davasının düşmesine” ilişkin İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2018 tarihli ve 2017/55 esas, 2018/141 sayılı kararına karşı da kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
D) Karar :
Açıklanan nedenlere göre; İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/641 esas, 2018/767 sayılı kararına karşı ve İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2018 tarihli ve 2017/55 esas, 2018/141 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteğinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 02.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.