Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/10086 E. 2021/8745 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10086
KARAR NO : 2021/8745
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

Mahkeme : İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ithal etme

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, sanık müdafiinin dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, adli para cezasının taksitlendirilmesine yasal dayanak oluşturan TCK’nın 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11/03/2021 tarihli 2021/347 esas ve 2021/778 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafında yer alan “sanığın şahsi ve ekonomik durumu göz önünde… ” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK’nın 52/4. Maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK
ESASTAN REDDİNE, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık hakkındaki tahliye talebinin reddine,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 14/09/2021 tarihinde üye …’in karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

11.12.2017 tarihli Arama ve Olay Tespit Tutanağına göre, 10.12.2017 günü saat 20:09’da Türkiye’ye giriş yapmak üzere, … Yolcu Salonu Gümrük Sahasına gelen sanık …’in sürücülüğünü yaptığı cipin polis giriş ve tescil işlemlerini müteakip Kara Kapıları Taşıt Takip Programının uyarı vermesi üzerine araç memur refakatinde X-Ray taramasına tabi tutulmuş, araç üzerinde narkotik dedektör köpekleri marifetiyle yapılan aramada aracın arka tampon boşluklarında gizlenmiş vaziyette 63 adet poşet içinde 86,538 kg ecstacy tabir edilen uyuşturucu madde ele geçirilmiş, sonrasında Cumhuriyet savcısına bilgi verilmiş ve şahıs gözaltına alınmıştır.
Yürütülen soruşturma sonucunda, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/344 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan kamu davası açılmış; yapılan yargılama neticesinde Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2021 tarih ve E:2020/250-K:2021/6 sayılı kararıyla, sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçundan dolayı TCK’nın 188/1 ve 62. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına hükmolunmuş; sanığın istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 11.3.2021 tarih ve E:2021/347-K:2021/778 sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, sanığın sürücülüğünü yaptığı aracın üzerinde … Gümrük Giriş Kapısında X-Ray noktasında yapılan tarama neticesinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerin gümrük işlemleri sırasındaki müdahalesi nedeniyle sanığın aracının gümrükten geçiş yapamadığı ve araçtaki uyuşturucu maddelerin gümrükten geçirilemediği, dolayısıyla sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme,
itibariyle maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).
Somut olayda, sanığın Türkiye’ye giriş yapmakta iken aracında taşıdığı uyuşturucu madde gümrük işlemleri sırasında görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiştir. Sanığın gümrük kontrolü öncesinde uyuşturucu maddeyi satma, satışa arz etme veya başkasına verme gibi tasarruflarda bulunduğuna dair bir tespitte de bulunulmamıştır. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında TCK’nın 188/1. maddesi uyarınca tayin edilen cezadan TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşıdığımdan, sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin E:2021/347-K:2021/778 sayılı hükmünün bozulmasına karar verilmesi yerine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddine ilişkin sayın çoğunluğun kararına iştirak etmiyorum.14.9.2021