Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/11041 E. 2022/10544 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11041
KARAR NO : 2022/10544
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

Mahkeme : MALKARA 1. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosyanın hukuki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/11042 esas sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemesinde;
1- Şüpheli Sanık … hakkında, 16/10/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 06/01/2016 tarihli ve 2016/27 soruşturma, 2016/7 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2.maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına kesin olarak karar verildiği, kararın 20/01/2016 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Tekirdağ Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 21/02/2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 19/04/2016 tarihli ve 2016/27 soruşturma, 2016/229 esas, 2016/227 sayılı iddianamesi ile Malkara Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Malkara Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2016 tarihli ve 2016/291 esas, 2016/437 sayılı kararı ile, sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
Dairemizin 2021/11042 esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise;
Şüpheli sanık … hakkında, 10/08/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, 10/12/2015 tarihli ve 2015/1947 soruşturma, 2015/32 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına kesin olarak karar verildiği, kararın 21/12/2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için Tekirdağ Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, şüphelinin erteleme süresi içerisinde 21/02/2016 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 07/04/2016 tarihli ve 2015/1947 soruşturma, 2016/199 esas, 2016/197 sayılı iddianamesi ile Malkara Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Malkara Asliye Ceza Mahkemesinin 27/05/2016 tarihli ve 2016/253 esas, 2016/436 sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yine sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde; sanığın 13/11/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 29/04/2014 tarihli ve 2014/239 esas sayılı iddianamesi ile Malkara Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Malkara Asliye Ceza
Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2014/505 esas, 2014/530 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08/01/2015 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, anlaşılmıştır.
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Malkara Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2014/505 esas, 2014/530 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62.maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85.maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 08/01/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2.fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 16/10/2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davasının açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan;
Sanığın 16/10/2015 tarihli eylemini, Malkara Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 08/01/2015 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında mahkemesince “düşme kararı” verilip mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırıdır.
2- Kabule göre de;
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK’nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.” şeklindeki düzenleme gereği, “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye, hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, şüpheli hakkında Malkara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/01/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına ilişkin kararın kesin olarak verildiği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, açıklanan nedenlerle erteleme kararının kesinleşmediği anlaşıldığından, mahkemesince açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden “durma kararı” verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddeleri gereğince hükmün BOZULMASINA, 20/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.