YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11916
KARAR NO : 2023/3919
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
T U T U K L U
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/239 E., 2021/119 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
SUÇ TARİHLERİ : 30.07.2018, 04.01.2019
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2019/275 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/71 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/71 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
B. Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2020 tarihli ve 2020/71 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 112.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2021/239 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; istinaf isteminin esastan reddine dair kararın hukuka uygun olması nedeniyle temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle;
Basit bir uyuşturucu kuryesi olduğuna, hapis cezasının yanı sıra hükmedilen adli para cezasını ödeme imkansızlığı nedeniyle yeniden yargılama yapılması isteğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Önleme arama kararına istinaden oluşturulan uygulama noktalarında 30.07.2018 tarihinde sanığın
muavin olarak çalıştığı şehirlerarası otobüste Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle yapılan aramada bagajda bulunan fişsiz kutu içinde 5.560 gram toz esrar ve 04.01.2019 tarihinde sanığın yolcu olarak bulunduğu şehirlerarası otobüste Cumhuriyet savcısının yazılı arama emriyle yapılan aramada otobüsün yedek şoför kabininin tavanında bulunan bölümde 8 parça halinde 10.300 gram toz esrar ele geçirilen olaylarda :
Sanığın ikrar içeren savunması, sanığın suça konu toplam 15.860 gram esrarı nakletmek amacıyla hareket ettiği, sanığın uyuşturucuyu bir bütün halinde aldığına dair beyanı, aynı uyuşturucu maddeyi farklı kilolarda farklı tarihlerde yakalattığı, her iki olayın aynı şekilde tezahür ettiği, suçun işleniş biçimi ve özelikleri, fiillerin işlendiği yer ve zaman, fiiller arasında geçen süre dikkate alınarak sanığın suçunun sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine ve aynı suç işleme kararı kapsamında hareket etmesi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, 30.07.2018 tarihinde ele geçen uyuşturucunun asıl sahibi olduğunu beyan ettiği Ayhan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
A. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “30.07.2018, 04.01.2019” yerine “30.07.2018” olarak eksik yazılması,
B. 30.07.2018 tarihli eylemi ikrarı olmasa bile sabit olan sanığın 04.01.2019 tarihli olay yönünden suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, aleyhine yeterli delil bulunmadığı aşamada yedek şoför kabininin tavanında bulunan bölümde ele geçen uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğunu beyan ederek ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği, anlaşılmakla ve sanığın 30.07.2018 ve 04.01.2019 tarihlerinde olmak üzere iki farklı tarihte işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma
suçlarının bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi nedeniyle zincirleme suç kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamakla birlikte;
Zincirleme suçlarda, etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmadığına bakılmaksızın, zincire dahil olan her suç yönünden ilgili ceza maddelerinin hükümleri olaylara uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, sonuç cezalardan en ağır olanına 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerektiği, bu itibarla 04.01.2019 tarihli eylemi bakımından etkin pişmanlık gösterdiği ve bu eylemine 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiği de gözetilerek, her iki eylem yönünden ayrı ayrı ilgili ceza maddelerinin hükümleri uygulanarak, en ağır sonuç cezanın tespit edildiği eylem esas alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
C. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkat alındığında temel cezalar belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması yerinde ise de; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde belirtilen ölçütler ve 3 üncü maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi,
D. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A), (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen bentlerde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2021/239 Esas, 2021/119 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.