Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/12376 E. 2023/4657 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12376
KARAR NO : 2023/4657
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık

Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2023/6513 esasında kayıtlı … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2022 tarihli ve 2022/253 Esas, 2022/302 Karar sayılı dosyası, Dairemizin 2022/5848 esasında kayıtlı … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2021/1365 Esas, 2022/79 Karar sayılı dosyası, Dairemizin 2021/13861 esasında kayıtlı Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2016 tarihli ve 2015/319 Esas, 2016/174 Karar sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında, … Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir.

2. Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uyuşturucu madde kullanarak uymadığının bildirilmesi üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

3. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/930 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebebi, gereğinin yapılmasını arz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
… Adli Tıp Kurumu Grup başkalığından alınan ekspertiz raporuna göre (1,665g) (bir gram altı yüz altmış beş miligram) olan yeşil renkli bitkisel maddenin ” KENEVİR BİTKİSİ ” olduğu, bu miktarın kenevir bitkisinden elenmek suretiyle safi ağırlığı (600mg) (altı yüz miligram) olan ” TOZ ESRAR ” olduğu, safi ağırlığı (3,605g) (üç gram altı yüz beş miligram) olan toz halindeki yeşil renkli maddenin “TOZ ESRAR” olduğu, yine safi ağırlığı (560g) (beş yüz altmış gram) olan yeşil renkli bitkisel
maddenin ” KENEVİR BİTKİSİ ” olduğu, bu miktarın kenevir bitkisinden elenmek suretiyle safi ağırlığı (212,800g) (iki yüz on iki gram sekiz yüz miligram) olan ” TOZ ESRAR ” olduğu, … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin raporundan, sanığın kanında uyuşturucu madde metaboliti tespit edildiğinin anlaşıldığı, suç tarihi olarak verilen kamu davasını açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olarak kabul edilen, sanığın kullandığı arabada esrar maddesinin bulunduğu 16.09.2015 tarihinin esas alındığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Suç tarihleri 01.03.2015 ve 23.04.2015 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında denetim tedbirinin ihlali olarak kabul edilen eylem tarihi olan 16.09.2015 tarihinin yazılması,
B. Sanığın temyize konu 01.03.2015 ve 23.04.2015 tarihlerinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemleri nedeniyle 24.04.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresinin 15 gün olarak gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 24.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı,
Birlikte incelenen dosya kapsamında 19.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 06.02.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 12.02.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 28.02.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 11.03.2015 tarihinde uyuşturucu madde kullanarak erteleme kararını ihlal etmesi üzerine 07.04.2015 tarihli iddianameyle kamu davası açılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Birlikte incelenen dosya kapsamında 27.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 16.06.2015 tarihli iddianameyle doğrudan kamu davası açılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Sanığın adli sicil ve arşiv kaydı ile UYAP’tan yapılan incelemede; sanığın 21.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle 19.04.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, 21.03.2018 tarihinde ise Cumhuriyet Başsavcılığınca birleşme kararı verildiği,

Sanığın yargılama konusu 01.03.2015 ve 23.04.2015 tarihli eylemleri nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ilk paragrafta açıklandığı üzere kesinleşmediği, sanık hakkında birden fazla kez kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesinin usulsüz olduğu, bu halde ilk kesinleşen kararın hukuki değere sahip olacağı, erteleme kararının kesinleşme tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun ise, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği, iddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçların ise ayrı suçlar olup 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebileceği, bu kapsamda 21.10.2015 tarihli suça ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/995 Esas sayılı dosyasının akıbeti de araştırılarak, suç ve iddianame tarihleri dikkate alındığında, 22.11.2014 ve 27.12.2014 tarihli eylemlerin tek suç olup olmadığının, 11.03.2015 tarihli eylemin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığının, 23.04.2015 ve 16.09.2015 tarihli eylemlerin müstakil suçlar olup olmadığının tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle her üç suça ilişkin davaların birleştirilmesi ve delillerin tartışılması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
C. Kabule göre de;
1. Sanığın tekerrüre esas alınan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2005/741 Esas ve 2006/153 Karar sayılı ilamında suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olması nedeniyle; hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle 5231 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/930 Esas, 2016/362 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.05.2023 tarihinde karar verildi.