YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12771
KARAR NO : 2023/586
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 1. Sanıklar … ve … hakkında uyuşturucu madde ihraç etme
2. Sanıklar … (…) ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Tüm sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, re’sen de temyize tabi olan hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi müdafilerinin isteği üzerine sanıklar … ve … (…) hakkında duruşmalı; yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen müdafii duruşmaya gelmeyen sanık … ve duruşma talebinde bulunulmayan sanık … hakkında ise duruşmasız olarak yapılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.11.2014 tarihli ve 2014/45634 Esas, 2014/146443 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca uyuşturucu madde ihraç etme suçundan, sanıklar … ve … (…) hakkında ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi 12.04.2016 tarihli 2014/330 Esas, 2016/127 sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan (sanıklar … ve … yönünden değişen suç vasfıyla), 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … (…) hakkında ayrıca 58 inci maddesi hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın mahkûmiyeti için kesin ve yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Diğer sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri ise hükmün sair yönlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İletişimin tespitine dair çözüm tutanakları, fiziki takip ve arama tutanakları, sanıklar ve hakkındaki beraat hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık …’in beyanları, keşif zaptı ve bilirkişi raporu, tutanak tanıklarının beyanları ile sanık …’ın üzerinden ele geçirilen anahtarla açılan ve sanık …’in içerisinde bulunduğu evde yapılan arama esnasında atıldığı kabul edilen kokain ve eroin ile kokain bulaşıklı hassas terazilerin sanıklar tarafından ticari amaçlı bulundurulduğu sabit görülerek sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan (sanıklar … ve … yönünden suç vasfının değiştiği kabul edilerek) mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar … ve … (…) hakkındaki hükümler incelendiğinde;
5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının suç tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde a ve b bentlerinin bulunmadığı göz önüne alınarak, Tebliğnamede belirtilen 2 numaralı bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ve duruşmada bildirdikleri diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
A. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu,
B. Şahit numunelerin müsadere edilmemesinin hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümler incelendiğinde;
A. Sanık …’in yakalandığında üzerinde kimliğini ispat edecek herhangi bir belge bulunmadığı, sanığın
beyanına göre isminin … … olduğu ve …uyruklu olarak kabul edilerek işlem yapıldığı, APFİS sistemindeki parmak izi kayıtlarında sanığın daha önceden aynı isimle fakat farklı anne baba ismi ve doğum tarihi ile kaydının bulunduğu, sanık …’in ise yakalama sırasında üzerinde ele geçen ….. seri numaralı ” …..” adına Nijerya pasaportunun sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine bu hususta ayrı soruşturma yürütüldüğü, devamında ise sanığın beyanına ve üzerinde ele geçirilen ”Sanat Eğitim Merkezi” isimli yere ait öğrenci kimliğine istinaden işlem yapıldığı, dosya kapsamındaki tarihsiz imzasız evraka göre ise 20.09.2013 tarihinde İstanbul Atatürk Havalimanından Nijerya ülkesine ait ….seri numaralı pasaport ile giriş yaptığının belirtildiği, sanıkların kimlik tespitine yönelik belirtilen çelişkilerin giderilmesi için başkaca bir işlem yapılmadığının anlaşılması karşısında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmi makamlarından (Göç İdaresi ve sınır giriş kapıları vs.) ve sanıkların uyruğu olduğu ülke veya elçiliklerinden ya da uluslararası kuruluşlardan (interpol vs.) gerçek kimlik bilgileri araştırılmadan, varsa nüfus ve adli sicil kayıtları getirilmeden, sanık … hakkındaki resmi evrakta sahtecilik suçundan ayrı yürütülen soruşturmanın akıbeti araştırılmadan, beyanlarına itibar edilerek eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
B. 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve hükümden sonra 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sebepleriyle hükümlerin hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
V. KARAR
1. Sanıklar … ve … (…) hakkındaki hükümler yönünden;
Gerekçenin 1 numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli 2014/330 Esas, 2016/127 sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin istemleri ile duruşmada bildirdikleri sözlü savunmaları yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tabi olan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322’nci maddesi gereği hükümlerin;
A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün çıkarılması ve yerine; “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü
maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına”, ibaresinin eklenmesi,
B. Müsadere ile ilgili bölümünde yer alan “kokain” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ve …. Kriminal Polis Laboratuvarınca alınan şahit numunelerin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Sanıklar … ve … hakkındaki hükümler yönünden;
Gerekçenin 2 numaralı bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli 2014/330 Esas, 2016/127 sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden re’sen de temyize tabi olan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak,diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI
26.01.2023 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ……’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat ….ve sanık …..müdafii Avukat … tarafından yetkilendirilen Av. …..’ın yüzlerine karşı 26.01.2023 tarihinde, açık olarak okunup anlatıldı.