Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/13799 E. 2023/1246 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13799
KARAR NO : 2023/1246
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2019/18 Esas, 2019/251 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 13 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 26.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/774 Esas, 2021/677 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf itirazları yerinde olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2020 tarihli ve 2020/74 Esas, 2020/122 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 15 yıl 9 ay hapis ve 31.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/774 Esas, 2021/677 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “uyuşturucu alışverişinin evde mi yoksa umuma açık olan kapı ağzında mı yapıldığı hususu şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatmadan TCK’nın 188/4-b maddesinin sanık aleyhine uygulanarak temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi” ve ” ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yapılmaması” nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine,
4. Delil değerlendirmesinin yetersiz olduğuna,
5. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tanık S. S.’in soruşturma aşamasındaki beyan ve teşhisleri, tutulan tutanaklar, bu tutanağı doğrulayan tutanak mümzilerinin beyanları, ekspertiz raporu, tanık Ü.’in dahi olay günü tanık S. S.’e sanık …’ın evine gittiklerini beyan etmesi hep birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın 20,00 TL karşılığında tanık S. S.’e sentetik kannabinoidlerden olan …. kısa ismi ile bilinen methyl maddesini satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, sanık …’ın uyuşturucu maddeyi sattığı umuma açık yerin Dostlar Camiine 130 metre mesafede olduğu belirlenmekle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 188/4-a, b maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve alıcı arasındaki gerçekleştiği iddia edilen alışveriş (olay) yerinin, …. Mahallesi …. Camiine yürüme mesafesinin 200 metreden az olup olmadığı hususunun tespiti açısından, vicdani kanıyı oluşturacak sayıda tutanak tanığı hazır edilerek mahallinde keşif yapılması, tanıkların yer gösterimi doğrultusunda, suçun işlendiği yerin kesin
olarak belirlenmesi, bilirkişiye tekerlekli şerit metre ile ölçüm yaptırılarak, en yakın mutad yürüyüş mesafeleri ve güzergahları gösterir şekilde detaylı kroki çizdirilmesi suretiyle saptanması gerekirken dosyada mevcut, üzerinde mahkemece hukuki denetim yapılmayan kolluk tutanağına itibarla hüküm kurulması, suçu aydınlatmaya yönelik herhangi bir davranışı olmayan ve 21.05.2019 tarihli duruşmada tutanak tanığı olan kolluk görevlilerine yönelik olarak tehdit içerikli sözler sarfetmesi nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulan sanık hakkında, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alındığında uygulanması için herhangi bir neden bulunmadığı halde, gerekçesi açıklanmadan “Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince indirim yapılarak eksik ceza tayini, üzerinde herhangi bir iz tespit edilemeyen ve suçta kullanılan eşyaların imhasına karar verilmesi gerekirken dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi, uyuşturucunun müsaderesine ilişkin kanuni dayanağın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine sadece 54 üncü madde olarak yazılması suretiyle uygulamanın kanuni dayanağı hatalı gösterilerek 5271 sayılı Kanun’un 232/6 ncı maddesine aykırı davranılması nedeni ile Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tanık S. S’in soruşturma aşamasındaki beyan ve teşhisleri, tutulan tutanaklar, bu tutanağı doğrulayan tutanak mümzilerinin beyanları, ekspertiz raporu, tanık Ü.’in dahi olay günü tanık S. S.’e sanık …’ın evine gittiklerini beyan etmesi hep birlikte değerlendirildiğinde, sanık …’ın 20,00 TL karşılığında tanık S. S.’e sentetik kannabinoidlerden olan 5F-ADB (5F-MDMB/PINACA) kısa ismi ile bilinen methyl maddesini satmak suretiyle üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine, sanık …’ın uyuşturucu maddeyi sattığı umuma açık yerin Dostlar Camiine 129 metre mesafede olduğu belirlenmekle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 188/4-a, b maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay tutanağı, keşif ve tüm dosya kapsamı itibariyle; sanığın, …. Camiinin batı tarafında bulunan bahçe giriş kapısından 129 metre uzaklıkta bulunan bina kapısı önünde umuma açık yerde suça konu uyuşturucu maddeyi tanık S.’a satmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasına yönelik mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ve sübutuna, delillerin tespit ve tayinine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun şekilde ele geçirildiği, mahkeme gerekçelerinin yerinde olduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
2. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2018/3152 sırasında kayıtlı emanetlerin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.04.2021 tarihli ve 2020/774 Esas, 2021/677 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında ” … geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine” ibaresinden sonra gelmek üzere ” ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenilmesi,
2. Hüküm fıkrasının 12. paragrafında yer alan ” İMHASINA” ibaresinin çıkartılması ve yerine ” 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenilmesi,
Suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.