Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/13840 E. 2023/1516 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13840
KARAR NO : 2023/1516
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2020/247 Esas, 2021/27 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkralarının ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/536 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Zincirleme suçun unsurlarının oluşmadığına,
6. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
7. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
8. 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
03.10.2019 tarihinde sanığın sevk ve idaresi altında bulunan aracın önleme arama kararına istinaden durdurulduğu, araçta ve sanığın ikametinde yapılan aramada suça konu esrar ve amfetamin maddesinin ele geçirildiği,
03.03.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca soruşturma yürütülen tanık H. İ.’in yapılan fiziki takip neticesinde durdurulduğu, suça konu esrar maddesinin görevlilere teslim ettiği, maddeyi sanıktan aldığını beyan ederek sanığı teşhis ettiği, tanıktan ele geçen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kağıt ile sanığın ikametinde ele geçen kağıdın da aynı olduğunun anlaşıldığı, sanığın ikametinde ve aracında yapılan aramada esrar ve amfetamin maddesinin ele geçirildiği, araçta ele geçen hassas terazi üzerinde amfetamin ve THC kalıntılarının bulunduğunun belirtildiği, sanığın bağımlılık testlerinde Cannabionol ve amfetamin maddelerinin pozitif tespit edildiği,
Uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş biçimi ve yeri, miktarı ve çeşitliliği, tanık H. İ.’in hazırlık aşamasında müdafili beyanında sanıktan aldığına ilişkin beyanı ve teşhisi, tanıktan elde edilen uyuşturucu maddenin sarılı olduğu kağıt parçası ile sanığın ikametinde yapılan aramada elde edilen kağıt parçasının aynı bütünün parçaları olduğuna ilişkin tespit, bununla birlikte telefon inceleme tutanağı gereğince sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelen hazırlık aşamasında alınan tanık beyanları, ayrıca aramada elde edilen hassas terazi üzerinde uyuşturucu madde kalıntılarına rastlanılmış olması yine sanığın evinde uyuşturucu madde bulunmasına rağmen, aracında yapılan aramada farklı yerlerde ve farklı miktarlarda uyuşturucu maddelerin ele geçirilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında farklı zaman dilimlerinde ticaret amacıyla elinde bulundurduğu uyuşturucu maddeleri satmak, satışa hazır halde bulundurmak ve nakletmek suretiyle üzerinde atılı zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün iddianamede (31 …) plakalı aracın müsaderesi talep edildiği, bu hususta bir karar
verilmediği görülmekle, zamanaşımı süresince her zaman karar verilebileceği belirtilip, “üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddelerin TCK’nın 54/4 maddesi gereğince müsaderesinin mümkün olduğu, iyi niyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın ise aynı Yasa’nın 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi ve dosya kapsamına göre bulunduğu açıkça belli olan şahit numunenin müsaderesine karar verilirken “varsa” ibaresinin kullanılarak hükümde karmaşa ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi” nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplanmasına, delillerin tespit ve tayinine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline karar verildikten sonra kararda ” ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” yer verilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması,
2. Bölge Adli Mahkemesinin karar gerekçesinde dosyada suça sürüklenen çocuğa ilişkin bir anlatım olmadığı halde, sehven suça sürüklenen çocuk ibaresi yazılması suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
Hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.04.2021 tarihli ve 2021/536 Esas, 2021/709
Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği;
1. İlk Derece Mahkemesi hükmünde sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmına “… geri kalan kısmın tamamının tahsiline” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi,
2. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünde suça konu eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı kısmındaki ” ve suça sürüklenen çocuk” ibaresinin çıkartılması,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan … ile Üye …’in, sanık hakkında iki kez 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması gerektiğine dair farklı gerekçe ile sanık aleyhine temyiz olmadığından bu hususun eleştirilmesine dair değişik gerekçesi ve oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.

D E Ğ İ Ş İ K G E R E K Ç E
Somut olay incelendiğinde;
Sanığın 03.10.2019 ve 02.03.2020 tarihlerinde üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediğinin sabit olduğu, her iki tarihli eylem hakkında aynı iddianame ile dava açılmış olması nedeniyle iki suç arasında hukuki kesinti bulunmadığı anlaşılmış ise de; 03.10.2019 tarihli olayda sanığın

uyuşturucu maddelerle birlikte yakalandığı, sanığın olayla ilgili savunmasının alındığı ve ikametinde de arama yapılarak olayla ilgili fiili kesinti oluştuktan sonra, sanığın bu sefer 02.03.2020 tarihinde tanığa uyuşturucu madde sattığı ve yapılan aramada ikametinde ve aracın da uyuşturucu madde ile uyuşturucu madde kalıntısı olan hassas terazinin ele geçirildiği, sanığın ilk olayda uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine sorgusu yapılıp olayla ilgili savunması alınıp fiili kesinti oluştuktan sonra “YENİLENEN” suç işleme kararı ile ilk yakalanan uyuşturucu maddenin devamı niteliğinde olmadığı anlaşılan kullanım miktarının üzerinde uyuşturucu maddeyi bulundurması ve tanığa suça konu uyuşturucu maddeyi satması nedeni ile ilk eylemden bağımsız nitelikle ikinci suçu işlediği, bu bağlamda sanığın eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturduğu ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı halde zincirleme suç hükümleri uygulanarak eksik ceza tayin edilmişse de, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığı hususunda eleştiri yapılması yerine, eleştiri yapılmayarak hükmün düzeltilerek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına dair çoğunluk görüşüne yukarıdaki açıklamalar ve farklı gerekçe doğrultusunda katılmıyoruz. 27.02.2023