YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1389
KARAR NO : 2023/8317
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/225 E., 2016/422 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu (Kapatılan) 31. Sulh Ceza Mahkemesinin, 14.11.2013 tarihli ve 2013/1245 Esas, 2013/1062 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 03.12.2013 tarihinde itirazın reddiyle kesinleşmesi üzerine, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.
3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2014/703 Esas, 2014/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 19.11.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir.
4. Sanığın denetim süresi içinde 02.07.2013 tarihinde işlediği hakaret suçundan Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 29.01.2016 tarihli ve 2015/82 Esas, 2016/103 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 31.03.2016 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2016 tarihli ve 2016/225 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanmasına ve hükmün infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, gereğinin yapılmasını arz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE)
04.01.2013 tarihli sanıktan ele geçen maddenin esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitkisi olduğuna dair ekspertiz raporu ve sanığın ikrarı birlikte değerlendirilmiş; olay günü İlçe Emniyet Müdürlüğü birimlerince yapılan kontrolde sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, sanığın uyuşturucu kullandığına dair beyanı ve ele geçen uyuşturucu madde miktarı göz önüne alınarak sanığın kullanmak maksadı ile uyuşturucu madde bulundurduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin birinci fıkrası ila altıncı fıkrasında öngörülen suçlar saklı kalmak üzere, üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddelerin aynı Kanun’un 191 inci maddesinde düzenlenen “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak ” suçuna konu olamayacağı gözetilmeden, kendisinde “BUPRENORPHİNE” içerikli kırmızı reçeteye tabi ilaçlardan olan sekiz adet tablet halinde Suboxone ticari ismiyle pazarlanan ilacın aktif maddesi dışında bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçirilemeyen ve uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı teknik yöntemlerle de saptanmayan sanık hakkında, beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2016 tarihli ve 2016/225 Esas, 2016/422 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.